Hakkâri Yüksekova, Eylül 2025. Nesrin; Hastahane odamda durmuş camdan yağan yağmuru izliyordum. Bu yıl nedense hava bir anda soğumuştu. Ya da buranın havası hep böyleydi bilmiyorum. Üzerimdeki uzun hırkaya biraz daha sarıldım. Henüz ısıtma sistemi açılmamıştı burada. Belki bir ısıtma sistemi olduğu için bile şükretmeliydim. Pars, Nisanla döndüğünden beri timi karargâhtan çıkarmamıştı. Sanki bütün öfkesini ve acısını karargâh görevlerini yaparak alıyordu ya da kaderden intikamı... Alp'e açıkça bir şey söylemedim. Kimse böyle bir şeyi dillendirmezdi. Sır bizim değildi. Ama sanırım hepsi biliyordu. Can yoldaşlarının arasında sır olmazdı. Ama hiç biri tek bir kelime bile etmemişler, komutanları ne derse onu yapmışlardı. Beklemenin bu kadar zor olduğunu Alp ile anladım. Nisan'a yıllarc

