Hakkâri Yüksekova Eylül 2025; Nisan; Birkaç öpüşmeden sonra ikimiz de yorgun düşüp sarılıp uyuyakalmıştık. Benim üzerimde sadece Pars'ın bir tişörtü vardı. O ise boxer ile yatmıştı. Hava hafif serinlemesine rağmen soba gibi yanıyordu. Üzerimize ince bir pike almıştık. İkimiz de yorgunduk. Yaşadıklarımız kolay değildi ve bir ömür boyu uyusam sanki yine dinlenemezmişim gibime geliyordu. Gecenin bir yarısı Pars'ın titremesine uyandım. Ben kendime gelene kadar o titremeye başlamıştı. Korkulu ve ağlamaklı sesler çıkarıyordu. Bir şeyler sayıkladığını duydum ama ne dediğini çıkaramadım. Daha fazla dayanamayarak ona sarıldım. Kimbilir neler görüyordu rüyasında ya da kabusunda. "Pars!! Pars. Uyan bebeğim." diyerek sarsmam ile birlikte aniden uyandı. Sanki maraton koşmuş gibi nefes nefese k

