Ankara, Ekim 2025; Nisan; "Bu ne soğuktur ya." Bir yandan soğuktan donan ellerimi ovuşturarak ısınmaya çalışıyordum. Sabah sabah Ankara ayazı da çekilmiyordu yani. "Ben sana cepli bir mont giy demiştim." Pars taksi beklerken ellerimi ellerinin içine alarak sıcak nefesini üfledi. Soğuk havada dışarı çıkan nefesi buhar oluşturuyordu. Anında sıcacık olmuştum. "Sen varsın ya." dedim gülümseyerek. Pars'ın psikolojik değerlendirmesi için Ankara'ya uçmuştuk. Havaalanından taksiye bindik. Önce kendi evimize uğrayacaktık. Pars taksiciye adresi söyledikten sonra ikimiz de sessizleştik. Radyoda çok güzel eski şarkılar çalıyordu. Başımı Pars'ın omzuna koydum. Dün gece nöbet tuttuğum için oldukça yorulmuştum. Hayat bizi yaşımıza göre fazla yormuştu ve mücadelemiz ne yazıkki bitmemişti. Hani

