Hakkari Yüksekova, Ağustos 2025 Nisan; Ne ara kendi evinden benim evime geçmişti, ne ara kapıyı kapatıp beni duvara dayamıştı bilmiyorum. Ama yine buradaydık. Ellerim yine ensesinde birleşmiş beni delicesine öpmesine izin veriyordum. Kalbim Timur'a ait demiştim ya. Evet öyleydi. Ama kalbim Pars'a da ait olsun istiyordum. Kendime itiraf etmem gerekirse Pars'ın Timur olmasını deli gibi istiyordum. O zaman her şey yerli yerine otururdu değil mi? Ama bu saatten sonra fark ediyor muydu bilmiyorum. Deli gibi kalbim atıyordu. Ateşte yanmak gibiydi sanki bedenine dokunmak. Evet ben Pars'a zaten aşık olmuştum sanırım. Kendime bile itiraf edemesem de. Dudaklarımı dudaklarından ayırdım zorla. Benden kaçmak neymiş gör bakalım. "Saçımı bozma randevuma geç kalacağım." dedim ısrarla. Şahin gözler

