Hayatımın değiştiği gün
NOT: BÖLÜMLER DETAYLI +18 SAHNELER İÇERMEKTEDİR. LÜTFEN BUNU GÖZE ALIP OKUYUNUZ.
YAZARIN ANLATIMINDAN
Hastanenin önü bir anda savaş alanına dönmüştü. Siyah araçlar peş peşe hastane bahçesine girerken onlarca koruma kapılardan fırladı. Güvenlikler ne olduğunu anlamadan geri çekildi. Herkes biliyordu. Mardin’in en güçlü aşireti gelmişti. Ambulansın sireni geceyi yırtarken araç daha tam durmadan kapılar açıldı.
— Yol açın! Ağa geliyor!
Boran Ağa ambulansa doğru koştu. Yüzü taş gibiydi ama gözlerindeki öfke ve korku birbirine karışmıştı.Sedyedeki adam kan içindeydi.Göğsünden vurulmuştu.Doktorlar bir an tereddüt etti. Çünkü sedyede yatan kişi sıradan biri değildi. O, bütün Mardin’in korkuyla adını andığı Mahmut Ağaydı.
Tam o sırada acil servisin kapıları sertçe açıldı. Sarı saçlarını aceleyle toplamış, yeşil gözlü genç doktor hızla dışarı çıktı. Adı Asena Demirdi. Bir saniye bile durmadı.
— Çekilin önümden!
Hemşirelere bağırırken ambulansa atladı. Hastanın durumuna baktığı anda yüzü değişti.
— Kalp ritmi düşüyor. İç kanama var!
Bir anda sedyenin üstüne çıktı. Herkes donup kaldı. Asena hiç düşünmeden iki eliyle adamın göğsündeki yaraya bastırdı. Parmaklarının arasından kan taşarken bağırıyordu:
— Basıncı düşürmeyin! Oksijen! HEMEN!
Koridor sessizliğe gömüldü. Koskoca aşiret ilk kez bir kadının bu kadar korkusuz oluşunu izliyordu. Boran gözlerini ayıramıyordu. Doktorun beyaz önlüğü saniyeler içinde kıpkırmızı olmuştu ama Asena geri çekilmiyordu.
— Neden bekliyorsunuz?! Acil ameliyathane hazırlayın!
Kimse hareket etmeyince öfkeyle tekrar bağırdı:
— HERKES ÇEKİLSİN! ÖLÜYOR!
O an bütün korumalar istemsizce geri çekildi. Sedyeyi koşarak içeri sürerken Asena hâlâ yaraya baskı yapıyor, sedyenin üstünde hastayla birlikte ilerliyordu. Hemşire şaşkınlıkla baktı.
— Doktor hanım düşeceksiniz!
Asena sertçe döndü:
— Düşersem düşerim, elimi çekersem hasta ölür!
Ameliyathane kapıları açıldı.Kapılar kapanmadan hemen önce Boran’la göz göze geldi.Asena’nın yüzü kan içindeydi. Ama gözlerinde zerre korku yoktu. Ve Boran Ağa ilk kez birine emir veremediğini hissetti.
_____________________
Saatler geçmişti ama ameliyathanenin kırmızı ışığı hâlâ sönmemişti. Hastanenin koridorunda ölüm sessizliği vardı. Sadece ara sıra duyulan cihaz sesleri ve koşan hemşirelerin ayak sesleri vardı. Boran Ağa artık kontrolünü kaybetmek üzereydi. Defalarca duvara yumruk atmış, hastanenin yarısını ayağa kaldırmıştı.
— Kimse bana “bekleyin” diyemez!
Koridorun diğer ucunda, siyah şalının altında titreyen kadın tekrar fenalaştı. Sultan Hanımağa Mahmut Ağa’nın ikinci eşiydi. Gelinler onu tutmaya çalışıyor, erkek kardeşler öfkeden bağırıyor, aşiret üyeleri hastanenin girişini tamamen kapatıyordu. Bir anda ameliyathane kapısı açıldı. Yakışıklı, genç bir doktor hızla içeri girdi. Adı Kaan Erendi.Elindeki dosyaları hemşireye uzatırken bağırdı:
— Kan hazırlayın! Hemen!
Kapı tekrar kapandı.Boran çıldırdı.
— Yeter artık!
Bir anda ameliyathaneye doğru yürüdü. Korumalar da peşinden ilerledi.
— Doktor nerde?! Bana haber verin ne oluyor!
Hemşireler korkuyla geri çekildi. Bazıları ağlamak üzereydi.Korumalar ameliyathane kapısının önünü tamamen sardı.Tam o sırada içeriden yüksek bir ses duyuldu.
— ÇEKİLİN ORADAN!
Kapılar sertçe açıldı. Asena Demir dışarı çıktı.Saçları dağılmıştı. Yüzünde yorgunluk vardı. Önlüğündeki kan artık kurumuştu. Ama öfkesi bütün koridoru susturdu.
— Burası hastane! Aşiret konağı değil!
Kimse konuşamadı. Asena doğrudan Boran’ın karşısına geldi.
— Hastayı yaşatmaya çalışıyoruz! Ama siz burada bağırıp çağırarak herkesi engelliyorsunuz!
Boran dişlerini sıktı.
— Babam içeride ölüyor doktor!
Asena bir adım daha yaklaştı.
— Ve ben onu öldürmemek için saatlerdir ayaktayım!
Koridor buz kesmişti. Hiç kimse Boran Ağa’ya böyle bağırmaya cesaret edemezdi. Asena’nın gözlerinde korku yoktu. Sadece öfke ve yorgunluk vardı. Bir hemşire telaşla kapıdan çıktı:
— Doktor hanım! Kalp ritmi yine düşüyor!
Asena anında döndü ama tam içeri girecekken Boran kolundan tuttu. İlk kez sesi eskisi kadar sert çıkmadı.
— Babam yaşayacak mı?
Asena birkaç saniye sustu.Sonra gözlerinin içine bakıp yavaşça konuştu:
— Yaşaması için elimden geleni değil elimden gelenin fazlasını yapıyorum. Ve kolunu çekip yeniden ameliyathaneye koştu.