Ertesi sabah uykusuz geçirdiğim bir gecenin ardından öylesine çabuk geliyor ki kendimi boğulacakmış gibi hissediyorum. Ahmet beni sabah almaya geleceklerini, uçağımın erken olduğunu haber veren bir mesaj atıyor. Gerçekten de bugün burada son günüm. Ne zamana kadar ortadan kaybolmam gerekeceğini bilmiyorum. Hiç bilmediğim bir yere, hiç bilmediğim insanların arasına gideceğim. Bunun belki de tek güzel yanı orada acı çekmek için yeterince fırsatım olacak olması. Bir süre patron beni rahat bırakacak, kimseyle uğraşmam gerekmeyecek. Türkiye’ye dönmeme izin verildiğindeyse… Eğer yapabilirsem… Gece’yi görmeye geleceğim. Nasıl olduğunu görmeye, onunla belki buluşmaya… Fakat şimdi bunları düşünmek acımı arttırmaktan başka bir işe yaramıyor. Ben sessizlik içinde kıvranıp dururken birden Gece “U

