Yazardan... Demet, mutfak masasının başında oturuyordu. Önündeki çay soğumuştu ama fark etmemişti. Cesur’un yokluğu artık saatle ölçülen bir şey değildi; evin içindeki boşlukla hissediliyordu. Taşıyıcı annesinin hamile olduğunu söylediğinden beri beklediği o değişim gelmemişti. Ne bir yumuşama, ne bir ilgi, ne de suçluluk belirtisi. Sadece mesafe. Artık emindi. Sadece kendisinden uzaklaşmamıştı. Kesinlikle başkası vardı. Bunu hissediyordu. Tahir de ona söylemiyordu. Geçmişin intikamını alıyordu belki de. Telefon çaldığında irkildi. Ekrana baktı. Yıldız. Fransa’dan arkadaşı. Uzun zamandır konuşmamışlardı. Demet bir an tereddüt etti, sonra açtı. - Demet… dedi Yıldız. Sesinde tuhaf bir sevinç vardı. - Ne zamandır arayacaktım seni dedi kız. - Evet. Yoğunluk işte dedi Demet. Yalan

