3 Bölüm

2656 Words
Geçmişin çığlıkları. . .   (Rozettadan)   Keyifli okumalar . . . . . .     18 yaşındaydım. Bir cadıydım. Bugün ölecektim. Güç uğruna kurban edilecek 6 kızdan biriydim. Cadılar belli bir yılda güçsüzleşirler. Bakire 6 cadıyı kurban vererek güç kazanıyorlar. 500 yılda bir olan ayini hemen gün içinde tamamlanmazsa güçten düşerler. Gelecek sefer ayin bile yapamazlar. Bu ayini her 500 yılda sorunsuz yapıyorlardı. Şimdi yine yapacaklardı. Bize kimse yardım etmiyordu.   Ailem yoktu. Belki de vardı, bilmiyorum. Kendimi bildim bileli ailem yoktu. Ailemden bana kalan tek şey su damlası bir kolyeydi.   Her gün cadılar tarafından ben ve beş kız üstünde ayinler yapıyorlardı. Bizi bugüne hazırlıyorlar ve bu günde gelmişti artık.   Ölmek istemiyordum buradan kurtulmak istiyordum. Neden ben? Neden bunların hepsi benim başıma geldi. Dışardan sesler geliyordu. Kızların ağlamaları. Bende korkuyordum. Ayaklarım güçsüzleşmişti. Tir tir titriyordum. Artık sonumdu. Belki gelecek hayatımda iyi yaşayabilirdim.   Boynumda su damlası olan kolyeyi ellerimin arasına aldım. Ailemden kalan tek  .  Belki de ailem ölmüştü bende onların yanına gidecektim .   Pencereden dışarı  . Bahçe hazırdı. Her tarafta cadı vardı. İlk kez bu kadar cadıyı bir arada görüyorum. Belki de ailemde onların arasındaydı.   Kapı sertçe açıldı. İçeri Hena ve yanında ki adamlar girdi. Hena cadıların büyüğüydü. Bir şey demeden adamlar benim kollarımdan tutup dışarı çıkardılar.   Ölüme gidiyordum. Artık vakti gelmişti. Kaldığım yerin büyük bahçesi vardı. Ayin orda yapılacak. Bahçeye çıktık, Etraf cadıyla doluydu. Etraftaki cadılar, 5 kız ve bana gülerek bakıyorlardı. Gözlerinde sevinç vardı. Hepsinden nefret ediyorum. Şuan hepsini öldürmek istiyorum.   Bahçenin tam ortasında hayvan kanıyla bir daire çizilmişti. Dairenin ortasında da bir yıldız vardı.   5 kızı dairenin içindeki yıldızın içine ittiler. Yıldızın her köşesinde bir kız duruyordu. Hena beni kolumdan tutup yıldızın tam ortasına götürdü. Adamlar hepimizin beline zincir kemeri bağladı. 5 kızdan uzanan zincirler benim belimdeki zincir kemere bağladılar. Kızlarında zincirlerin. Yan yana durmuş bağlıyorlardı. Bu zincirlerle bir birimize bağ oluşturuyorlardı   Kızların gözünde korku ve endişe vardı tıpkı benim gibi. Dolunay çıkmıştı. Etrafımızda sadece dolunayın o parlak Işığı vardı. Dolunay tam üstümüzdeydi. Yerdeki kan ayın ışığıyla parlıyordu. Hena ve en güçlü cadılar etrafımızı sardılar. Artık başlıyorlar.   Ben ölmeye hazır değildim. Kızlardan biri hıçkırarak ağlıyordu. Hena ve diğerleri garip sözler söylüyorlardı.   Dolunay kırmızıya dönüştü. Önümdeki kızın çığlıkları yükselmişti. Gittikçe 5 kızında çığlıkları yükselmişti.  Bana da bi şeyler oluyordu. Sanki her tarafım kesiliyordu. Benimde çığlıklarım yükselmişti Etraftaki cadılar bu halimize kahkaha atıyorlardı. Eğer buradan kurtulursam onların hepsini öldüreceğime yemin ettim.   Önümdeki kızlar tek tek ölüyordu. Şeffaf bir şey çıkıyordu içlerinden. Bu onların ruhlarıydı. Beş kızda öldü sıra bendeydi. Ağrılar artmıştı. Yere yığılıyordum. Gözlerim kapandı. Artık bende ölüyordum. Bilincimi kaybetmeden önce duyduğum tek şey çığlıklardı. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .  Uyandığımdan beri uyumadım. Saat gecenin 4'ü. Gidip avlansam bir şey olmaz sanırım. Karanın yanından yavaşça kalkıp ormana gittim. Bir köpek kanı içtim. Susuzluğumu gidermiştim. Yeniden odaya döndüm. Karan hala mışıl mışıl uyuyordu.   Banyoya girip duş aldım.Banyodan çıkıp saçlarımı kurutmaya başladım. Sessiz olmaya özen gösteriyordum. Saçlarım kuruduktan sonra aşağı salona indim. Canım sıkılmıştı gördüğüm rüyadan.   Bir kaç içki şişesini alıp masaya koydum. Kanepeye oturup içki içmeye başladım.   Canımı yakıyordu o çığlıklar. Rozetta affet beni ama sen bir canavardın. Ölmeyi hak ettin. O canavarı ben ortaya çıkardım ve verdiğim karardan pişmandım. Seni öldürdüğüme için de pişmanım. Sensiz bu hayat benim için çekilmezdi. Her şey anlamsızdı. Keşke geçmişe dönebilseydim. O zaman her şey daha güzel olabilirdi.   Biliyor musun Rozetta artık benim için Karan var onu seviyorum. Ona bağlıyım. Senden bile çok seviyorum onu. Tek korkum onu da kaybetmek. Oda giderse ben ne yaparım. Çok korkuyorum.   Bunları içimden söylerken gözlerimden bir kaç damla firar etti. Ben çok değiştim. Artık sadece Rozettaya ağlamıyorum . Ağlayacağım bir kişi daha var Karan.   İçkiyi yudumlarken biri elimden aldı. Başımı kaldırıp baktım, O kadar düşünceye dalmışım ki Karanın geldiğini bile görmemişim.   İçkiyi masaya koyup yanıma oturdu. "Neyin var güzelim?" "Hiç. " deyip Karana sarıldım."Konuşmak istersen dinlerim.." Gözlerimi silerek “Ben iyiyim." dedim. "Tamam güzelim. Artık içme!" Başımı sallamakla yetindim. Beni kucağına oturttu. Yanaklarımı öptü. "Yarın Can buraya gelecek. Ben işe  , sizde evde oturacaksınız tamam mı?" Can gelecek sevinmiştim. “Tamam." dedim.   "Karan beni asla bırakmazsın  ?" Bana dikkatle baktı. “Asla!" dedi.   Yanaklarına sulu sulu öpücükler konduruyordum. "Uslu dur!" dedi. Gözlerinin içine baktım "Neden?" dedim. "Sarhoşsun bilmiyorsun ne yaptığını “ ben sarhoş olmam. "Hayır biliyorum!" deyip yine öpmeye başladım. "Kızım bak uslu dur fena olur yoksa." Ne olacak ya. Alt dudağımı ısırdım ona bakarak. Beni kendine yaklaştırdı. Parmaklarını dudaklarımda gezdirdi. "O kadar güzelsin ki sana dokunmaya bile kıyamıyorum." dedi. Güldüm.   Ellerimi boynuna dolayıp öpmeye başladım. Oda beni istekle öpmeye başladı. Dudakları eriyordu sanki. Yumuşacıktı. Üst dudağını hafif ısırdım. Hafif inledi. Bu hoşuma gitmişti. Karanı daha bir istekli öpmeye başlamıştım. Nefes almasına bile izin vermiyordum. Sonra geri çekildim. Nefes nefese kalmıştı. "İyi geceler aşkım!" deyip odama gittim.   Biraz sonra Karanda yanıma gelmişti. Bana sarılıp uyudu. O uyuduktan sonra bende onu izlemeye başladım. Melek gibi uyuyordu. Canım benim ya seni çooook seviyorum. Onu izlerken sabah olmuştu.   Dudaklarından yavaş yavaş öpüyordum maksadım uyandırmaktı. O uyuyunca canım sıkılıyor. Mırıldanmaya başlamıştı. "Sabah sabah canın yaramazlık mı çekti?" dedi uykulu konuştu. "Hayır canım Karan çekti!" dedim. Üstüne çıkıp onu öpmeye başladım. O da uykusundan uyanmış beni öpüyordu.   Üstünden kalktım "Ben salondayım aşkım!" dedim. Odadan çıkıp aşağı indim.   Kahvaltı hazırdı. Karanda aşağı indi birlikte kahvaltı yaptık. “Küçük cadı ben çıkıyorum!" deyip ayağa kalktı. Bende onunla birlikte kalktım kapıya kadar eşlik ettim. Kapıda durdu. Yüzünü bana döndü. "Şans Öpücüğüm." dedi. Hemen dudaklarına yapıştım. Bırakmak istemiyordum onu ama kapının zili izin vermedi. Karandan ayrıldım .Oda sinirlenmişti. Karan kapıyı açtı. İçeri Can girdi. Hemen boynuma sarıldı. "Ben çıktım canım size iyi eğlenceler ” . Bizde Canla salona geçtik .   KARANDAN   Leyla gizemli biriydi. Onu seviyordum ama içimde şüpheler vardı ona karşı. Onu her yerde araştırdım. Hiç bir yerde onun hakkında bir şey yoktu. 10 yaşında Roza adlı birini kaybettiğini söyledi ama onun hakkında da bir şey yoktu. Tamam diyelim kaybetti peki nasıl yaşadı o evde ne yedi, ne içti. Bu düşünceler beynimi dolduruyor. Ama sormuyorum ona vakti gelince sorucam.   Onu ilk gördüğüm günden aşık olmuştum. O uzun saçları, yeşil gözleri, kırmızı dudakları beni benden alıyordu.   Dün gece onu yanımda görmeyince korktum. Ya Gizemle olanlardan dolayı korkup kendine bir şey yaptıysa. Banyoya falan baktım Leyla yoktu. Hızla aşağı indim. Onu görünce rahatladım. Hem ağlıyordu, Hem içiyordu. Bana bir şey söylemedi neden ağladığı hakkında.   Hele sabah uyandırması yok muydu. Kendimi zor tutuyorum ona dokunmamam lazım. 18 yaşında olunca evlenmeyi düşünüyorum. Daha çok genç Ben bir mafyayım bana bir şey olursa onun halini düşünemiyorum bile. Ben öldükten sonra düşmanlarım ona bir şey yaparsa. Buna dayanamam işte ölsem bile. Leylayı asla bırakmam.   Bunları düşünürken şirkete geldim. Bugün uzun olacaktı. Leylanın da yanımda olmasını isterdim.   Şirkette işim bittikten sonra bir kuyumcuya gittim. İkimize de yüzük alacam. Sahipli olduğu bilinsin istiyorum. Hiç kimse ona yakınlaşmasın. Ama o güzellikle kurtlar arasında kuzu gibi. Kuyumcudan çift yüzükleri aldım. Lanet ofiste dosyaları unuttum. Saat akşam 8'di.Hemen şirkete sürdüm arabayı. Şirketten dosyaları alıp aşağı indim.   Sakin bir yolla giderken sanki bir şeye çarptım. Arabayı durdurup indim. Arabanın her tarafını kontrol ettim ama hiç bir şey yoktu. Arabanın ön kapısını açtım.   Aniden kalbimin üstünü kimse bıçakla çizdi. Elimi kalbimin üstüne götürdüm. Kan vardı. Silahımı çıkarıp etrafa baktım. Kimse yoktu, Arabaya binip oradan uzaklaştım. Bu yolun başında sarışın, mavi gözlü, beyaz tenli, kırmızı dudakları olan bir kız vardı. Güzel kızdı. Neyse işte.   Eve geldim. Zile bastım. Kapı açıldı. Leyla hemen üstüme atlayıp bana sarıldı. Bende ona sarıldım. Sonra aniden geri çekildi. Kalbimin üstüne bakıp "Kan!" dedi. "Ne oldu sana Karan? Kim yaptı bunu?" endişeli gözlerle sordu. Bir şey dememe izin vermeden beni kanepeye oturttu. Koşarak banyoya girip, doktor malzemelerini alıp yanıma geldi.   Gömleğimi yırtarak çıkardı. Ben onu dikkatle izliyordum. Yaptığı hareket beni tahrik etmişti. Yüzüme bile bakmadan yaraya odaklanmıştı. Gözlerine baktığımda şok oldum. Gözlerinin rengi kırmızıydı. Parlıyorlardı.   "GÖZLERİN!" Geçmişin çığlıkları 2   ROZETTADAN . . . . . .   Bilincim yerine gelmişti. Gözlerimi açmaya çalıştım . Ama nafile güçsüz düşmüştüm. Kalkmaya çalışmadım uyudum.   Uyandıktan sonra gözlerimi açmaya çalıştım . Artık o kadarda güçsüz değildim. "Canım kız uyandı! “diye bir ses geldi, Gözlerim bulanık görüyordu. Sonra her şeyi gördüm. Yanımda bir kız bir erkek vardı.   Kız siyah saçlı, solgun tenli, yeşil gözlü biriydi. Erkek kahverengi saçları, solgun tenli, mavi gözlü biriydi. İkisi de çok güzeldiler.   "Neredeyim ben?" dedim. Kız bana bakıp gülümsedi.   "Güvendesin korkma." dedi.   "Sizler kimsiniz?" dedim. Erkek bana bakıp.   "Biz safkan vampirleriz Ben Kevin Diaz bu da eşim Helena Diaz!"   "Şeey ben Rozetta. Neden beni kurtardınız?" kız bana baktı ve konuşmaya başladı.   "Biz cadıların güçlenmesini istemiyoruz. Cadılar avcılarla müttefikler. Cadılar bizi bulur güçten düşürür , avcılar öldürür. Ailelerimiz onlar tarafından öldürüldü. O yüzden seni kurtardık"   "Şeyy ben üzüldüm. Beni kurtardığınız için teşekkür ederim."   Sabaha kadar onlarla konuştum. Artık cadılar beni aramayacaktı. Cadıların tüm gücü bende toplanmıştı. Cadılar kurban ayini yapınca tüm cadıların gücü kurbanlara gider ve ölürler. Güç bende olunca da beni kurtarmışlar. Onlara hayatımı borçluyum.   "Biz artık gitmeliyiz bu evde kalabilirsin seni kimse bulamaz ormanın derinliklerindeyiz." dedi Helena. Evet gitmeleri gerekiyordu. Cadıların tüm gücü bende   cadılar hala güçsüz değildiler.    Onlara canımı borçluydum. Boynumda ailemden kalan kolye vardı. Onu çıkarıp büyü yaptım kolyeye . Helenaya uzattım "Beni kurtardığınız için teşekkür ederim. Bu kolyeyi tak seni hiç bir cadı bulamaz." dedim.   Helena gülerek bana baktı "Çok teşekkür ederim." dedi. Kolyeyi aldı ve boynuna taktı. Onlarla vedalaştım, Helena ve Kevin gittiler. İkisi de çok iyidiler  bana karşı. Vampirleri her zaman kötüleyerek anlatırlardı ama iyileri de vardı.   2 yıl sonra   Bir avcıyla tanışmıştım. İsmi Peter’di. Onu seviyordum, ben 20 o 25 yaşındaydı. Çok yakışıklıydı, O da beni seviyordu. Birlikte mutluyduk. Helena ve Kevini 2 yılda görmemiştim. Ormandan çıkmıştım ve şehirde bir evde kalıyordum. Peterle nişanlanmıştık. Annesi ve ablasıyla kalıyordu. Annesi garip biriydi. Ablasıysa beni hiç sevmiyordu. Peterle beni kıskanıyordu. Anlamıyorum nasıl bir abla bu.   Peterin babasını vampirler öldürmüşlerdi. Buna çok üzülmüştüm, Peter onun babasını öldüren vampirin bu şehirde olduğunu söyledi. Bugün benden onu bulmasını istedim. Büyü yaptım.   Gerçekten de şehirde 1 safkan vardı. Peter silahlandı ve beni de kendisiyle o eve götürdü. Eve girmeden evin etrafında büyü yaptım. Vampir içerden çıkamayacaktı ve yerinden kılını bile kıpırdatmayacaktı.   Peter kapıyı kırıp içeri girdi bende arkasından girdim. Gördüğüm manzara karşısında şok oldum   KEVİN!  ... . . .. . ... .... . Lanet olsun kendimi kaptırmışım. Gözlerim renk Değiştirdi. "Karan benden korkma lütfen sana zarar vermem!" dedim, Ağlıyordum. Karan bilmemeliydi. Ne yapacağım ben şimdi.   "Nesin sen?" diye bağırdı.   "VAMPİR!".   "Git evimden bir daha da gözüme görünme. Seni artık sevmiyorum. Şimdi defol!"   Hemen son hız ormandaki evime gittim. İnanamıyorum Karan beni her halimle seveceğini söylemişti şimdi ne oldu. Hayır bu bir rüya olmalı. Hayır kızım rüya değil bu gerçek. Karan beni sevmediğini söyledi. Ne yapıcam ben şimdi neler değişti.   Ağlayarak içeri girdim. Koltuğa oturup dizlerimi kendime çektim.   Karan beni bırakmaz. Tamam ani oldu vampir olduğumu bilmesi ama beni asla bırakmaz.O beni seviyor. Ben onsuz ne yaparım. Tamam sakin olmalıyım ona biraz zaman tanımalıyım. Tamam yarın gidip sakin kafayla konuşsam belki beni dinler, Beni kabul eder.Lanet olsun ağlamamam gerek.Ben......ben sakin olmalıyım.   Sonuçlarını düşünüp ağlarken sabah olmuştu. Evet şimdi oraya gidicem ve konuşucam.   Son hız evden çıktım ve koşmaya başladım. 2 Dakikada ordaydım. Karan’ın odasının önünde durdum. Biraz garip olmuştum . Kapıyı yavaşça açtım. Gördüğüm manzara karşısında şok olmuştum.   Hayır......hayır bu olamaz Karan beni seviyor bunu kabul edemem. Neden yatağında bir kız var neden?   Kız kalkıp yüzünü bana çevirdi. Şimdi ikinci şoku yaşıyordum   "Rozetta.." dedim şok olmuş vaziyette   "Olivya Diaz!" dedi. Benim gerçek adımı bilen tek kişiydi.   "Neler oluyor burada?" Üstü çıplaktı. Hayır olamaz bunu bana yapamazlar. Bunu kabul etmem.   "Sence Karan baya haraketli beni yordu biraz şimdide uykuya daldı." dedi gülerek.   "Neden o senle ki, o beni seviyordu!" Hayır Karan onunla yatamazdı. O benimdi, beni seviyordu.   "Sen beni öldürmeye kalkmayacaktın. İyi ki bir cadıyım da hemen hayatımı kurtardım." dedi gülerek   "Sen ölmeyi hak ettin!" dedim sakin bir sesle.   "Hayır ben intikam alıyordum!"   "Çocukları öldürerek mi intikamını aldın? Ne günahı vardı onların?"   "Peter beni kandırmayacaktı. Bana ihanet edenlerin cezası ölümdür. Ve sen..... şimdide intikamımı senden alıyorum!"   "Hayattasın neyin intikamı bu?"   "Bana yaptıklarının intikamı."   "Karana ne yaptın? O beni seviyordu. Ne yaptın sevgilime"   "Karan artık senin değil anlamıyor musun. Görmüyor musun ona büyü yaptım. Boşuna mı aldım Karanın kanını sanıyorsun."   "Ne büyüsü yaptın? Ne büyüsü?" Olamaz büyü yapmıştı . Karanın onun ellerinden nasıl kurtaracaktım.   "Bir düşüneyim. İlk önce senden nefret etsin diye yaptım . Sonrada bana aşık olsun diye. Nasıl ama iyi düşündüm dimi?" Demek o yüzden beni evden kovdu. Beni dinlemeden.   "Yapma lütfen onu bana ver yeniden......"   "Asla intikam istiyorum ben ve alıyorum. İntikam benim doğam."   "Seni bir kere öldürmeye kalktım yine yaparım Rozetta!" dedim bağırarak.   "Doğru bir kere kalktın ve başarısız oldun bir   olmayacak. Sen bana kıyamazsın Olivya bir erkeğe göre beni yeniden öldürmeye kalkmazsın!" Onu ne kadar çok sevdiğimi biliyordu ama ölmeyi de hak etti.   "Karana bir zarar verirsen öyle bi yaparım ki...." Karana bir şey olsa ben ne yapardım.   "Şşşt sakin ol sevgilimi uyandırma. Hadi çık evden beni aşkımla baş başa bırak. " dedi Karanı göstererek.   "Bunu bana yapma Rozetta beni sevdiğimden ayırma!"   "Zamanında bende sevdiğimden ayrıldım sende tat bu duyguyu.."   "Seni sevdiğinden ben ayırmadım. Bunu en iyi sen biliyorsun neden bana yapıyorsun bunu?"   "Olivya sende..... Beni öldürmeye kalktın o yüzden"   "Yaşıyorsun işte yeter git hayatımdan!"   "Geçmişim gözümün önünden gitmiyor söylesene seni nasıl affedeyim. Asla unutmadım düşündükçe seni öldürmek istedim. Ama lanet olsun ki safkanları öldürecek silahları yok etmiştim. Biliyor musun seni hep izledim. Sevdiğin bir adam çıksın senin elinden alayım. Sana zarar veremem ama sevdiğin birini elinden alıp öyle zarar verebilirim"   "Yapma!" dedim   Karan ayağa kalktı ve bize baktı."Leyla ne hakla evime girersin. Git artık buradan seni görmek istemiyorum. Belki birazcık seni sevmiştim ama sen bir vampirsin. İyi ki Rozetta var o beni uyardı. Senin ne kadar tehlikeli olduğunu Gizemle olan olaydan anlamalıydım!"   "Karan lütfen beni dinle. Ben seni çok seviyorum. Rozetta sana büyü yaptı. Lütfen yeniden benim ol, birlikte olalım, lütfen..." Ağlıyordum. Buna dayanamıyorum. Karanı kimseyle paylaşamazdım.   Karan elini gösterdi. Elinde yüzük vardı. Rozettada da vardı. “Görüyor musun biz evleniyoruz bizi rahat bırak. Çık hayatımızdan."   "Karan Rozetta da bir vampir o benden bile tehlikeli!" Rozetta hemen Karanın yanına yaklaştı "Karan beni böyle kabul ediyor." dedi sırıtarak.   "Karan biz bir birimizi seviyoruz tamam mı? O seni kandırıyor. Bak bana dikkatle bak benim Karan senin sevdiğin kız benim!"   Rozettayı yanına yaklaştırıp dudaklarından öptü. Bunu da mı görecektim. Sevdiğim adamın başkasını öpmesini. Yapma lütfen bana yapmayın. Zaten yeterince acı çektim bu hayatta.   Ağlayarak son hız evime gitmiştim.   Ölümsüzlüğümün bana verdiği YANLIZLIK yine etrafımı sardı. Karan artık beni sevmiyordu büyü yüzünden. Ne yapacaktım ben. Tek güçlü cadı Rozetta.Hayır ağlamıycam Karan beni seviyor sadece büyü yüzünden böyle.   Karanı kaçırsam mı? Hayır kaçırsam da beni sevmez. Ne yapmalıyım. Düşünmekten başım çatlıyor. Evlenecekler ve bende bir şey yapamıycam.   Ben Karansız ne yapardım. Onun koynunda Rozettayı görseydim ne yapardım. Atmayan kalbim parçalanır bu manzaraya. Büyü kitabı bulmalıyım. Lanet olsun hepsi cadılarla yok oldu.   ~YAZARDAN~   Olivya etrafı deli gibi dağıtıyordu. En sonunda hıçkırıklarını serbest bıraktı. Göz yaşları damla damla akarken, ayaklarının üstünde daha fazla duramadı. Dizlerinin üstüne düştü. Saatlerce ağladı, Güneşin ilk ışıkları evi aydınlatırken Olivyanın göz yaşları elmas gibi yanaklarından süzülüyordu..   Dayanamıyordu sevdiği adamın başkasının kollarında olmasına. Sıradan biri olsaydı Rozetta onu gözünü kırpmadan öldürürdü. Rozettayı öldürmesinin pişmanlığını 300 yıl boyunca çekerken birden karşısına sapasağlam çıktı.   Ne yapabilirdi ki Rozetta onun ailesi gibiydi. Olivyanın her şeyiydi. Onu bir kere öldürmeye kalktı bir daha yapamaz. Bir kere daha ona kıyamaz. Rozettayı karşısında sapasağlam görünce çok şaşırdı. Onun yaşadığına sevinsin mi yoksa ağlasın mı bilemedi. Ama sevdiği adamın koynunda görünce kırık kalbi daha küçük parçalara bölündü.   Olivya artık buna dayanamıyordu. Sevdiği adamın kollarında onun olmasına dayanamıyordu. Kararını vermişti. Gidip bir kez daha konuşacaktı. Eğer Rozetta gitmese onu öldürmeye bile göze aldı.   Ayağa kalkıp son hızla Karanın evine gitti. Odasına yaklaştıkça yoğun kan kokusu etrafı sardı. Bu Karanın kanının kokusuydu.Ona bir şey olamazdı dimi diye düşündü içinden. Endişeyle kapıya yaklaştı. Korkuyordu kapıyı açmaya. Tüm bedeni titriyordu. Hızla odanın kapısını açtı. Gördüğü manzara karşısında bir kez daha öldü.   Nerden bilecekti ki odanın içinde, sevdiği adamın cesedini bulacağını...   ^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-^-/   Lütfen fikirlerinizi bildirin... Şimdiden teşekkürler...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD