DİCLE Mirbey’in İstanbul’a döneceğini duyunca biraz canım sıkılmıştı. İstanbul’a gidince neler olacağını bilmiyordum. Bir kaç hafta önce bu haberi alsaydım mutlu olurdum. Ama şimdi mutlu olamıyordum. Bu nasıl bir çukurdu böyle? Yürümek ve biraz bu bunaltıcı düşüncelerden kaçmak için arabadan indiğimde Mirbey’i kızdıracağımı biliyordum. Sanırım bu durum biraz da hoşuma gitmişti. Onu kızdırmak istiyordum. Bu şekilde de dikkatini çekeceğimi biliyordum. Yavaşça yürümeye başladım. Göle doğru yürüyordum. Tarlaları geçtim. Suya yaklaştığımda soyundum ve içine girdim. Zihnimdeki düşünceleri buraya bırakmak istiyordum. Mirbey’in bu kadar farklı olması, onunla aramızda olan bu çekim, bu içimde yaktığı ateş beni tüketiyordu. Sudan çıktığımda hava kararmak üzereydi. Kıyafetlerimi giyindi

