? Koltuklarda karşılıklı şekilde oturmuştuk. Alparslan şömineyi tekrar yakmış, eline bir kitap almıştı. Neden aldığını merak ediyordum ama sabırla kendiliğinden anlatmasını bekleyecektim. O, ne kadar sabırsız biri ise, ben bir o kadar sabırlıydım. Geçmişte yaşadıklarının yük edinmişti omuzlarına, biliyordum. Hâlâ bir şeyler taşıyordu, görebiliyordum. Öne doğru eğildi ve kitabın ayırdığı sayfasını gözlerimin önüne sererek bana uzattı. Bakışlarım kitabın satırlarında kısa bir an dolayıp, tekrar gözlerine odaklandı. "Beni tanımak mı istiyorsun? Oku o zaman..." dedi. Parmaklarımı yavaşça ileriye uzatıp kitabı kavradım ve ayırdığı şekilde dizlerimin üzerine koyup, sesli şekilde okumaya başladım. "İnsana en çok acı veren şey söyledikleri ile söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur..."

