"Daldın?" diyen Alparalan düşüncelerden sıyrılmama sebep olurken, bakışlarımı hızla yüzüne çevirdim. Vücudum titriyor, gözlerim buğulanıyordu. Başımı hızla iki yana sallayıp, daha sonra apar topar mutfaktan çıktım. Yine hatırlıyorsam hiç iyi değilim. Gerçi, kim unutur ki... Sadece ben geçmişte takılı kaldım, hiçbir zaman önüme bakamadım. Hızla merdivenleri tırmanarak kendimi odaya atıp kapıyı kapattım ve kilidi iki kez çevirip, aşağıya çökerek oturdum. Dizlerimi kendime çekip, kollarımla etrafını sararak çenemi dizlerimin üzerine yaslayıp ileri baktım. Takıldığım o boşlukta yuvarlanıp dururken, bakışlarım bana bakan bir çift kahve hareye kaydı. Yatağın üzerinde oturmuş, üzgün bir ifadeyle beni izliyordu. "Artık gitsen mi?" diye mırıldandım. Gülümsedi. Gülüşünde bile hüzün vardı, tıpkı

