Gözlerimi sabahın ilk ışıklarının verdiği tatlı rahatsızlıkla aralasam da, yerimin rahat olduğunu hissedip diğer tarafa döndüm ve gözlerimi kapatarak uyumaya devam etmeye çalıştım. Tam da o anda aklıma dank eden şeyle gözlerimi aralayıp, hızlı şekilde yatakta doğruldum. Yine Alparslan'ın yatağındaydım ve dün gece kollarında uyuya kalmıştım. Ama şu an yatakta ve hatta odada yapayalnızdım. Aklıma dün gece olanlar geldiğinde, bakışlarımı üzerimdeki geceliğe çevirip, utançla dudağımı ısırdım. Resmen topun ağzındaydım ve son anda kurtulmayı başarmıştım. "Onun yanında daha fazla kalamazsın!"diye haykıran zihnim çok haklıydı ama ya Mihri? Bir kere de kendimi düşünsem, dünya yıkılmaz. Öyle değil mi? Alparslan'ın parası çok, ona başka bir psikolog getirir. Ama ya o psikolog da ona Suzan gibi za

