I cant get you out of my head... Eski kitaptan: "Biz birbirimizi iterken, Her şey bizi birbirimize itiyordu..." ? 3 gün sonra... "Bak sana ne getirdim..." Diyerek elimdeki kitabı açtım ve koltuğa yaslandım. "En son 243.sayfada kalmıştın. Rusça bilmiyorum. Bu yüzden ben de Türkçe meâlini buldum..." Başladım, tam da onun kaldığı yerden, bir gün kaldığı yerden devam etmesini umut ederek. Bilmiyordu, o sayfadaki her kelimeyi okurken benim saydığımı. Dışarıdaki kar, yağmur, fırtına, hiçbiri umrumda değildi. Benim her mevsimim o uyanana kadar bu odada geçecekti. Uyanmıyordu. Bana küsmüş olmalıydı. Normalden karga gibi olan ama onun sevdiği sesimle şarkılar söyledim. Belki duyar da uyanır diye, ama uyanmadı. Onunla günlerce konuştum. Kararsız kaldım. Uyanınca beni yanında görmek isteme

