Saçlarıma dokunan yüzü vücudumun titremesine neden olurken, sırtıma yasladığı çıplak göğsü gözlerimin nedensizce kapanmasına neden oldu. Bir an nefes almayı unuttum. Sanki nefes almak, benim için ölüp dirilmekten daha zordu. Tam da şu an kaçıp gitmek, mümkünse yanıp kül olmak ve havaya savrulmak isterdim. Elini belime sarıp bedenimi bir anda ters çevirerek sırtımı kapıya çarptı ve diğer elini boynuma sarıp, çokta sıkı olmayacak fakat göz korkutacak derecede sıktı. Gözlerinden anlayabiliyordum. Zarar vermek, canımı yakmak istemiyordu ama bunu yapma potansiyeline sahip bir adamdı. Kendini dizginliyordu. Bakalım bu ne kadar sürecekti. Yüzüme doğru bir kobra gibi eğilirken, okyanus gözleri yavaş yavaş kararıyordu. Şimdi anlıyordum. O, Emre'yken bile kendini çoğu zaman zabtedemiyordu. N

