Sabah uyandığım da, mutfaktan odama sızan tost kokusunu alınca keyifle gerindim. İki hatta üç tane yanıma alsam Özgür’le yesek ne güzel olurdu. Hemen mesaj çektim – Günaydın, kahvaltı etme tost getiriyorum. Dolmabahçe’de buluşalım… -Saat çok erken( -Hadi çabuk kalk seni tembel adam) Hemen duşa girip üzerimi giyindim, aşağı indiğimde annem tost makinesinin başındaydı “Günaydın güzel annem üç tost yanıma alıp hemen gitsem olur mu?” Annemin kaşlar havaya kalktı, sonra alaycı şekilde dudağında gülümseme oluştu… “Üç tost yediğini hiç görmedim” “Of anne” “Beş tane yapalım, birini sen yesen diğer dört taneyle o çocuk anca doyar” “Sen meleksin melek” Saçlarını şımarıkça savurdu “Biliyorum sadece kanatlarım yok” Deyip kıkırdadı, kısa sürede karışık tostlarımız hazırdı. Annemi öperek arabama

