Bana Güven

1800 Words

İçmiştim. Bardağın kenarındaki soğuk cam, avucumda dermanımı emiyordu; her yudum içime biraz daha tuz serpiyor gibiydi. Canım yanıyordu artık—sadece o anın acısı değil, ardı arkası kesilmeyen küçük ihanetlerin, sözlerin, yaraların ortak birikimi. Kafam yerinde hiç değildi; düşüncelerim bir top gibi yuvarlanıp duruyor, durduğu yerde birikirken o eski güven kırıntılarını bir bir ezip geçiyordu. Kandırılmıştım; bu kelime dilimde ağır bir taş gibi duruyor, her nefeste beni daha derin bir yalnızlığa çekiyordu. Ne kadar çok şey yaşadığımı bir anda fark ettim: acılar, fedakârlıklar, umutlar—hepsi bir filmi andırır gibi gözümün önünden geçiyordu. Ama bunların hiçbiri, başıma gelenlerin arasında en taze olanını, “kandırılmak”ı izale edemiyordu. “Ela!” diye bir ses kükredi yanımdan; sert, keskin, b

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD