Toprak'tan Bir elimle ağrıyan başımı ovalayarak odanın kapısını açıp içeri girdim. Bedenim artık iflas bayrağını çekerken ruhum da yorulmuştu. Neden, aklıma nasıl geldi bilmiyorum ama Eylül'ün telefonunu gördüğüm an burada karşılaştığımız ilk gün söylediği sözler gelmişti aklıma. Videolar kaydedip deli gibi konuşuyorum demişti. Aklıma aniden düşen şey ile telefonu elime alıp kaydettiği videoları aramıştım. Yanımda olsa asla izin vermezdi benim onları izleyip üzülmeme. Ama ben açıp hepsini tek tek izlemiştim. Döktüğü her damla göz yaşına benimkiler eşlik etmişti. Hepsi bittiğinde ne yapacağımı şaşırmış bir şekilde, uzunca ekrana bakakalmıştım. Gitsem ona sımsıkı sarılsam, anlardı gözlerimden. Özür dilesem, yalvarsam o da üzülürdü benimle. Tek birşey kalmıştı geriye. Devam etmek..

