Kapıya ardı ardına vurulan darbelere aldırmadan yorganı biraz daha çektim kafama. Gözyaşlarım yanaklarımdan süzülmeye devam ederken burnumu çekip bir hıçkırığın daha dudaklarımdan dökülmesine izin verdim. "Git başımdan!" diye bağırdım yorganı açıp. Birkaç yumruk daha indi kapıya. Sesini duyurmak için yüksek bir tınıda konuştu. "Aç şu kapıyı!" Yorganı üzerimden atıp kapıya yaklaştım. "Git pislik! Sen başka kadınlara güzel de!" "Eylül..." dedi yalvarır gibi bir sesle. "Güzelim ne olur aç şu kapıyı da yüzyüze konuşalım. Bak ağlayıp duruyorsun." Yumuşak çıkan sesiyle bir hıçkırık daha kaçtı boğazımdan. "Toprak sen başka kadınlara güzel dedin. Üstelik mavi gözlüydü. Git başımdan." "Hay ben benim dilimi-" diye homurdandığını duydum kapının ardından. "Özür dilerim." dedi bana se

