8. BÖLÜM (O)

1472 Words
Çıktı gitti herif. Şaka gibi. Ne dersen de ne demek onun bunun çocuğu. Hemen odaya gittim. Defne uyuyor demişti. Yavaşça açtım kapıyı. Defne yatakta oturuyordu. "Meriç?" "Gitti." "Uyumuyor muydun sen?" "Giderken uyandım." "Eser'in adını neden söylemedin?" "Gidip öldürmesin diye." "Gidip öldürür müydü?" "Az önce telefonuna gelen videodan sonra öldürmez artık." Omuz silkti. "Ne videosu?" "Eser bizi çekmiş." Ağzım açık kaldı. "Defne?" Gidip yanına oturdum. Ne desem ben sana şimdi? Ne yapsam? Sıkıca sarılsam mı? "Eser beni bulmuş olabilir mi? Ben şikayetçi olmak istiyorum. Kafayı yemek üzereyim Oğuz. Meriç'i bile bulmuş. Ona video atmış. Aileme de atabilir. Belki de atmıştır." "Seni bulduğunu düşünmüyorum. Öyle olsa gelirdi yine kapıya. Benim kafama vurup seni çok rahat alabilir." "Nasıl gelsin, sen tanıyorsun. Deliğe bakarım annecim diyordun en son." "Başka birini gönderip kapıyı ona çaldırır, yan tarafa saklanamaz mı? Şikayetçi olmaya gelince, bence de olmalısın." "Ben üstümden bir şeyler alabildim mi bilmiyorum. Dün peçeteye sildim; ama bakılacak bir tarafları var mı emin değilim." "Süpersin Defne. Nerelerden delil buluyorlar. Merak etme." "Kimliği kanıtlansa bile şu an ben kaçtığım için o da saklanıyor olabilir." "O zaman ayağımıza çağırırız. Olmaz mı?" "Nasıl yani?" "Seni gördüğümü söylerim. O da seni almaya gelir. Kartı var bende." "İnanır mı? Aptal değil ki sapık." "İnanmaz ve gelmezse de ona göre tedbirler alırız. Şimdi gelmesi üzerine hareket edelim mi?" "Niye bana yardımcı oluyorsun? Ne kadar da çabuk inandın." Sen bu haldeyken ben sana nasıl inanmam? Üflesem öpsem de geçse her bir yaran. "Meriç de inandı değil mi videoyu görene kadar? Bunu anladım dediğin şeylerden. Ne vardı videoda Meriç'in seni bırakabileceği?" "Hiç. Eser'in deliler gibi beni anal yoldan becermesini istiyormuşum gibi görünüyordu sadece." "Bu nasıl mümkün olabilir? Meriç anlattıklarına inanıp sonra videoda da görüp nasıl gidebilir?" "Kaçtığım zamandan on dakika önceye ait video. Ben olsam ben de inanırım." "Meriç'e neden anlatmadın peki? Bilse niye bıraksın seni?" "Ben gerçekten uyumuştum. Video az önce gelmiş olmalı. Sese gözlerimi açıp baktığımda Meriç izliyordu. O benim uyandığımı fark etmedi. Video bitince de beni uyandırıp sormadı. Ben onun için kaçtım, o benden kaçtı." Ah be güzelim. "Nasıl kaçtın Defne?" Sedef kusura bakma. Sana ekmek çıkmayacak bu taraflardan. Dayanamıyorum artık. Delirmek üzereyim. Gelmediği üçüncü gece. Karnım acıktı. Çok karanlık, nemli. Tıkırtılar duyuyorum ve deliler gibi korkuyorum. Gelmesin diye ettiğim dualar lütfen gelsin artık diye değişeli çok oldu. Üç gün önce ben yine hakaret ederken aniden kemerini çıkarıp bana onunla vurmuştu. Hala yanıyordu sırtım ve kalçalarım. Üşümeyen taraflarım kemer değen yerlerdi. Araba sesi duydum. Geldi. Çok şükür. Bana tecavüz ettiği yer ile giderken bıraktığı odalar farklıydı. Daha küçüktü kilitlendiğim yer. Daha karanlık sanki, daha soğuk. Merdiven gıcırtılarından yanıma geldiğini anladım. Ayağa kalkacak dermanı bulmaya çalıştım yorgun dizlerimde. Kapı açılıp da feneri bana tutunca ona doğru yürüdüm. Üç gün beynim çok çalışmıştı. Niye daha önce çalışmamıştı ki? "Eser, neredesin? Çok korktum sen yokken." Boynuna sarıldım. "Buradayım Defne. İşlerim vardı." "Bırakma beni bir daha. Sensiz hiç zaman geçmiyor. Aklımı kaçıracak gibi oldum." "Kıyamam sana. Acıktın değil mi? Özür dilerim." "Acıktım. Geceleri üşüdüm. Sen varken sıcak tutuyorsun beni." "Yine tutarım; ama senden istediğim bir şey var benim de. Halimi görmüyor musun?" "Biliyorum. İstediğini vereceğim sana. Dört gün daha dayan." "Ne demek dört gün? Niye dört gün?" "Dört gün sonra adetim bitiyor. Dün başladı." "Ben senden hiç iğrenmem ki. Öyle de alırım seni." Direk bir elini küloduma soktu. Kalçadan kendine bastırdı diğeriyle de. "Biliyorum. Ben de istiyorum zaten artık. Ama o zaman bakire olduğumu nasıl anlayacaksın ki? Benim için hava hoş." İnan hadi. "Haklısın. Dört gün daha demek. Beklerim seni. İstiyorsun değil mi sen de?" deyip dudaklarımdan öptü. Çekildim hemen. "Çok istiyorum. Üç gündür açım. Pisim. Önce yemek yesem." "Gel bebeğim. Ellerimle yedirip doyurayım seni." Yemek yedik birlikte. Dört gün daha. Bu adamdan dört gün sonra sonsuza kadar kurtulabilirdim. Kurtulamasam da ölürdüm artık. Başka çıkar yol yoktu bana. Ya herru ya merru. Bir ışık gördüm. Peşi sıra gitmeliydim ardından. Yoksa benim sonum iyi değildi. Kafamda çok değişik düşünceler beliriyordu ve hepsinin de sonu kanlı bitiyordu benim için. Çok kanlı. "Eser. Bu birkaç gün bana izin versen. Dinleneyim senin için. Çok halsiz düştüm üç gündür. Zevk vermek istiyorum sana." "Bakarız. Neden fikrini bir anda değiştirdin?" "Bir anda olur mu? Bir süredir düşünüyordum zaten de, nasıl söylesem diye çekindim. Bak sen şimdi bile sorguladın. Üç gün çok uzun geldi sensiz. Beni böyle hiç bırakmamıştın, ben seni istemeye başladığımdan beri. Daha iyi anladım. Kendime defalarca sordum." "O kadar mutluyum ki, ne istersin o gün için." Hiç sormazsın sandım. "Seni sadece. Yine de..." "Yine de ne Defne? Söyle hadi." "Ben hiç şampanya içmedim. O patlama anını görmedim. Sen onu yapabiliyor musun?" "Evet, yapabiliyorum. İstediğin şampanya olsun. Kutlama zaten benim için. Alırım ben." "Yaşasın. Çok iyisin. Daha önce göremediğim için affet beni." "Ben sana hiç kızamam ki. Canını yaktığım dönemler kızgınlıktan değil, biliyorsun, anlıyorsun değil mi?" "Elbette anlıyorum Eser. Beni gerçekten seven sen varsın. Ben seni istemediğimi sanarken bile vazgeçmedin benden." "Asla vazgeçmem senden." "Eser bana dünyaları vereceğini söylemiştin; ama sen evlisin de. Metresin mi olacağım senin?" "Olur mu öyle şey? Boşanırım hemen. Sen yanımda ol, yakarım herkesi." "Bunu duyduğuma sevindim. Hem Alper'i de çok özledim. Birlikte olacağız değil mi, artık." "Evet, Defne birlikte olacağız. Bana bir sürü bebek vereceksin." Diğer üç gün dokunmadı bana. Her gün şampanya istedim. Ne kadar sürede sarhoş olduğunu bilmeye ihtiyacım vardı. Sızmadı hiçbirinde hafif sallanıyordu sadece. Ben bekledim. Üç gün sabırla. Son akşam yine geldiğinde elinde şampanya şişesi vardı. Bana da güzel bir elbise almıştı. Ellerimi çırptım inandırmak için üstüne kusmak yerine. Yemek yedik birlikte. O kadar hazırdı ki. "Hazır mısın?" Başımı salladım. Elinde tuttuğu şampanya şişesini salladı salladı ve açtı. Gerçekten de köpükler çıkarak fışkırdı. Kristal bardakları doldurdu. Ben şişeden içmek istediğimi söyledim. Yatak odasına geçtik. Komodine yasladı beni ters çevirip, hala içiyordu. Şişeyi sağ elimin yanına bıraktı. Elbiseyi açıp arkadan girmeye başladı yine. Son dedim. Kabus az sonra bitecek. Kışkırtmaya çalıştım. Kahkaha attım. Saydım yine. O da sakindi alkol aldığı için. Arkada işi bitince beni çevirdi. Eli direk iç çamaşırımı yırtarak vajinama gitti. Ben prezervatifi değiştirmesini bu şekilde hastalık kapabileceğimi söyleyince dinledi. Çıkarıp eğilmiş yenisini takarken şişeyi ensesine geçirdim. Düştü hemen. Hareket etmese de bir kez daha vurdum. Ceplerinde arabanın anahtarını aradım yoktu. Kendi kimliğim çıktı sadece. Cüzdanı da yoktu. Benim de aramaya vaktim yoktu. Elbiseden kurtulup beni evimin önünden kaçırdığı gün üstümde olan işte gördüğün kıyafetleri giydim. Hızla indim merdivenlerden. Koşarak arabanın yanına geldim bir ümit anahtar üzerindedir diye. Kilitliydi. Ondan sonra sadece koştum. Deli gibi, yaşamak için koştum. Tekrar dönemezdim. "Sen çok cesur bir kızsın Defne. O ibne ne yapmış olursa olsun, senden bunu asla alamaz." "Çok şey aldı benden. Sevdiklerimi de alıyor şimdi." "Eminim Meriç seni dinleyince sana inanır. Sıkma canını." "Oğuz gidip ona bir şeyler anlatacak değilim. Sevinmiştim yargılamadığı için. Çok bir şey anlatmadım aslında. Sordu, söyledim ve inanmıştı. Daha mutlu olamazdım. Beni bu şekilde bile bırakmayan sevgilim var, şanslıyım diye bile düşündüm. Bir videoyla gitti. Daha pek çok video olmalı. İşkence ederken, bana zorla sahip olurken. O evi bulabilir mi polisler? Son akşam benim gideceğimi tahmin etmiyordur ki sadece o gece çeksin. Daha öncesi olmalı. Nasıl davranacağımı bilemezdi. Beş aydır çekiyor beni. Onları bulursak hapse girer kesin." Heyacanını yesinler senin. Nasıl da güzelsin. Işık saçıyorsun. Alamazlar, alamamışlar ışığını. Eser de Meriç de. "Tabii ki, girecek Defne. Ömür boyu çıkamayacak. Bence kimlikte parmak izi vardır. İyi ki almışsın. Yeter bu kadar muhabbet. Karnın aç senin. Bir daha bu kadar aç kalmanı katiyen istemiyorum. Cumhurbaşkanı bile gelse, bu evde en önemli sensin. Marş marş mutfağa." Kıkırdayarak ilerledi. Poşetleri görünce o an söylemek istedim. Yine de yemekten sonraya bırakmaya karar verdim. Aç da olsa kadındı. Kıyafetlere dalarak yemek yemeyi unutmasına göz yumamazdım. Etraf torba doluydu; ama o hiç sormadan ilerledi. Yemek yedikten sonra verdim Oya'nın aldıklarını. "Oğuz, sen çok iyi birisin. Kabul edemem ama bunları. Çok fazla." "Fazla değil ihtiyaç sadece. Güzelce banyo yap. Sonra temizleri giy. Hakim karşısına çıkacaksın." Yüzü güldü yine. "O zaman ben duşa gireyim." "Anlaştık." Defne odada duşa girerken bizim çocukları arayıp planı anlattım. Sonra da Oya'ya gelmesini söyledim. Üç arkadaşım da Oya da Defne duştan çıkar çıkmaz geldiler. Zayıf haliyle bile şu an çok alımlıydı. Bir süre gözlerimi alamadım. Uzun kollu ince bir elbise seçmişti. Üstüne boldu yine de çok güzeldi. Vücudundan utanması gereken o değildi, erkekliğinden utanması gerekenlerin yanında bana göre. Defne de varken içini rahatlatmak için tekrar anlatmaya başladım. Oya eşim gibi Eser'i arayacak ve karısını görüp eve aldığını söyleyecekti. Oya görüşmeyi yaptıktan sonra da sırayla polisi arayıp savcılığa başvuracaktık. Kanıtları, kimliği ve darp raporunu bir dosyaya koyduk. "Ya Eser inanmazsa." Defne hala şüphe duyuyordu. Kesin başarı söz konusu olan plan değildi elbette. Sadece adım atılmalıydı. Eğer inanırsa da hapis yatacağı kesindi en azından. "Eser inanmazsa da gidip şikayetçi olacak ve ne pahasına olursa olsun sonuna kadar savaşacaksın Defne. Savaşacağız." Sadece başını eğdi. Bu her anlama gelebilirdi, sadece en büyük anlamı kabullenişti. Defne neyi kabul ediyordu? Direnişi mi, çaresizliği mi? Ben Defne'ye bakarken Oya'nın sesi duyuldu fısıltı şeklinde. "İyi günler, Eser Tüfekçioğlu ile mi görüşüyorum?"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD