Sofya Kohler her zaman tehlikeyi bir gölge gibi önceden hissederdi. Kâğıt üzerindeki bir leke, masadaki bir iz, bir bakış… Hiçbir ayrıntı ondan kaçmazdı.
Fakat bu kez karşısına çıkan kadın—Meggy Poyar—tuhaf bir şekilde boşluk gibiydi. Ne izi vardı ne geçmişi. Sanki birileri onun hayatını silmişti.
Sofya’nın kaşları hafifçe çatıldı.
“ERO Temizlik Şirketi… Yetimhane…”
Bulabildiği tek bilgi buydu. Başsavcı Frederic Sorth’un zekâsı işte burada devreye giriyordu; Meggy’nin geçmişi adeta yeniden örülmüştü. Sabahın ilk ışıkları malikânenin devasa pencerelerinden süzülürken Meggy içeri adım attı.
Sofya onu baştan aşağı süzdü.
Sesi ince ama zehirliydi.
“İşe alındın. Temizlik, düzen, hizmet. Karşılığında iyi para alırsın.”
Bakışlarını sertleştirdi.
“Şimdi git… ve bana bir kahve yap.”
Meggy başını eğdi, yavaşça geri çekildi.
Ama Sofya bir anlığına fark etti:
Kadının gözlerinde saklı bir kıvılcım vardı.
Bir hizmetçide olmaması gereken, tehlikeli bir kıvılcım. Ateşin Dansı operasyonu resmen başlamıştı.
CERN Şirketi – Mark Twain
Mark Twain o sırada işyerinde, yeni PR raporlarını inceliyordu.
Ölüm ve enkazın ortasında bile hisse senedi yükselişlerini görmek onu mutlu ediyordu.
Ama bilmediği şey şuydu:
Kader, onun için çok daha karanlık bir rapor hazırlıyordu. 300 kişi, devasa ve bilinmeyen bir düzlükte bir arada duruyordu. Yüzbaşı İsaac.
Ellerini kaldırdı.
“Sessizlik! Önce sakin olun!”
Kalabalığın uğultusu yavaşça azaldı.
“Burada ne olduğunu bilmiyoruz. O yüzden şu an tek yapmamız gereken sakin kalmak.”
Sesini güçlendirdi.
“Burası… bizim gezegenimiz değil.”
Arkalardan bir kadın çığlık attı:
“Bizi İsviçre Ordusu kurtarır! Mutlaka gelirler!”
İsaac başını iki yana salladı.
“Hanımefendi… Ben bir askerim. Ama söylemek zorundayım… İsviçre Ordusu buraya ulaşamaz.” Gözlerini gökyüzüne kaldırdı.
“O yıldızlar… hiçbir haritada yok.”
Kalabalık buz gibi oldu.
İnsanlar birbirlerine sarıldı. Kimileri dizlerinin üzerine çöktü.
Korku artık sessiz değildi; herkesin yüzüne kazınmıştı.
Ve İsaac’ın zihninde tek bir soru çınladı:
“Bizi buraya kim getirdi?”