Nefes almak bile güçtü üzerimdeki heyecan nedeniyle. Onun teni tenime her değdiğinde, bambaşkaydı her şey. Onun olmak istiyordum. Benim olmasını istiyordum. Eli belimdeydi ve üzerimdeydi. Beni nazikçe tutuyordu, kırmaktan korkar gibi. Yeşil gözleri gece gibi siyaha dönüşmüştü. Hareleri parlıyordu. Siyah saçları gözlerinin önüne dökülmüş, biçimli kaşlarını örtmüştü. Dudakları kıpkırmızıydı. Tıpkı benim onu incelediğim gibi beni inceliyordu. “Çok güzelsin.” Gülümsedim. Ona sunduğum en gerçek ve temiz gülümseme bu olabilirdi. “Sende erkek güzelisin.” Kıkırdadı, utandım. Şu an söylenecek yer miydi? Kendimi utandırmakta üzerime yoktu. Fakat erkeksi kıkırtısını tekrar duymak için her şeyi yapabilirdim. Elinin tersiyle yanağımı okşadı. “Hâlâ gerçek olduğuna inanamıyorum.” Boğuk sesi, adet

