Jülide, Seval’in başına gelenlerden çok etkilenmişti. Çünkü ne hissettiğini, o utanç ve suçluluk duygusunu çok iyi biliyordu. Tam anlamıyla olmasa da kısmen geçmişti o yollardan. Yusuf’un odasında ağlarken, kapının açılıp kapandığını duydu. Gözlerini silip yüzünü kapıya döndüğünde, Yusuf koşar adımlarla yanına gelip sarıldı. “Ne oldu? Neden ağlıyorsun?” Cevap vermesi o kadar zordu ki. Boğazı düğüm düğümdü, gözlerinden yaşlar sicim gibi akıyordu. “Ben… Biliyorum o duyguyu,” dedi. “Seval’in hissettikleri öyle tanıdık ki…” Daha fazla konuşmaması için Yusuf parmaklarının ucuyla dudaklarının üzerini örttü. “Şişşt! Tamam. Burada olanlar seni çok etkiledi. Hadi hazırlan, seni evimize bırakayım. Bende Orhun’la görüşeceğim. Kardeşime bu şerefsizliği yapan haysiyetsizin bir an önce bulunup, cezası

