Seval, yaşadıklarının şokuyla ne yapacağını bilemez halde eve gittiğinde, saat sabahın beşi olmuştu. Titreyen parmaklarıyla çantasından anahtarlarını çıkartıp kapıyı açtı ve karşısında onu bekleyen babasını gördü. Fehmi Bey, “Seval!” dediğinde, genç kız konuşmadan yüzünü yere eğdi. Bakamıyordu adamın suratına. Utanıyordu. Kızındaki tuhaflığı gören Fehmi Bey, “Ne oldu sana?” dedi. “Bu halin ne? Titriyorsun.” Babasının sorusuna ne cevap vereceğini bilemedi. Zaten mantıklıda düşünemiyordu. Açıklama yapmak yerine, geç kaldığı için özür dileyerek yanından geçti. Fehmi Bey bir sorun olduğundan emindi ancak o anın konuşmak için doğru zaman olduğundan emin değildi. “Bu konu burada kapanmadı küçük hanım. Sabah konuşacağız seninle.” Odasına ulaştığında kapıyı kilitleyip kendini yatağına attı.Kab

