bc

Saklı Güneş +18

book_age18+
2.6K
FOLLOW
29.5K
READ
contract marriage
family
forced
second chance
arranged marriage
stepfather
drama
city
love at the first sight
like
intro-logo
Blurb

🔞 +18 sahneler detaylıca yazılmıştır... 🔞

Yasemin ve Nilüfer...

Aynı kaderin iki farklı yükünü sırtlanan iki kız kardeş.

Hayat ne kadar sertleşirse sertleşsin, Yasemin’in tek dayanağı hep kardeşi oldu.

Nilüfer ise yıllarca ablasının kendisi için yaptığı fedakârlıkların karşılığını vermeye çalıştı.

Ama kaderin kalın defterinde bu iki kadının daha yaşayacağı çok şey vardı…

Ve Berzan Ağa…

Her sevdiğini sandığında yaralanan, güvenmeyi unutan, kalbinin etrafına duvarlar ören bir adam.

Peki ya bir gün gerçekten sevilirse?

Ruhuna şifa olacak, bedenine dokunduğunda içindeki yaraları susturacak o kadını bulduğunda…

Berzan için hayat yeniden mi başlayacak, yoksa yeni bir savaş mı çıkacak?

Bir de Evin var…

Senelerce hiçbir erkeğin yüzüne bakmayan, kalbini sertçe koruyan güçlü bir kadın.

Ta ki çimen gözlü, dışarıdan zalim sanılan ama içinde fırtınalar taşıyan o adamla yolu kesişene kadar…

Aşk bazen en sessiz insanı bile yakar; Evin’in hikâyesi de tam böyle bir yangınla başlıyor.

Aile, aşk, sadakat ve kaderin acımasız yollarıyla dolu bu hikâyede herkes sınanacak.

Bazen kanayan yerler kapanacak, bazen eski yaralar yeniden açılacak…

Ama her karakter, okuyanların kalbine dokunacak.

Bu, sevmenin bedelini, yeniden ayağa kalkmayı ve kaderle kavga etmeyi anlatan bir hikâye…

chap-preview
Free preview
NEYDİK NE OLDUK?
Kucağında çocukla koşarken arkana bakmak gerçekten çok zormuş. Bir süre koştuktan sonra nihayet yola çıkmıştım. Eşarbımı iyice bağlayıp otostop yapmayı düşündüm ama ya tanıdık çıkarsa diye düşünmedim de değil. O yüzden biraz daha yolda yürüyeyim derken kızım uyandı. Tarlada çalıştığımda yaptığım gibi göğsüme doğru bağlamıştım. Hemen yolun kenarına geçip emzirdim. Yürümek istedi, biraz da onun elini tutarak yürüdüm. Sonra arkamdan bir araba korna çaldı, önce dönüp bakmadım. Sonra iyice yanıma yaklaşıp; "Bin arabaya çocuğu da perişan edeceksin." "Yoluna git kardeşim, kocam gelecek birazdan." "Ölmüş kocan, ölmeseydi de seni burdan almaya gelmezdi. Daha fazla diretme bin şu arabaya." "Sen kimsin kardeşim, beni nereden tanıyorsun?" "Nilüfer'in arkadaşıyım, bin artık şu arabaya çok fazla dikkat çektik zaten." "Binmem, ben o eve dönmüyorum benim kardeşim bana öyle bir kötülük yapmaz." "Tamam bak kötülük değil herşeyi anlatacağım ama şu arabaya bin artık." Hevi ağlamaya başlayınca yorulduğunu anladım ve mecburen arabaya bindim. Arabayı o kadar hızlı kullanıyordu ki ses etmedim, zaten az önce yeterince sinir etmiştim. Bu adam kimdi? Nilüfer'i nerden tanıyordu acaba? Sonra bizim köyün ilerisinde küçük bir köye getirdi beni. Bir evden içeriye girdi, bende peşinden gittim. Nilüfer boynuma atlayıp sarıldı, bende ona sarıldım. Sonra ağladık beraber, beni getiren adam Hevi'yi kucaklamış oyalamaya çalışıyordu. Sonra içeriye giren adamı görünce beni getiren adam ayaklandı. Bende arkamı dönüp uzun uzun baktım. Bu adamın siması hiç yabancı gelmiyordu. Sonra farkettim ki bu adam Berzan ağa, Acar ailesinin başı, bütün ilçede ki köylerin ağası... Ne işi vardı, şimdi burada benim için mi geldi yoksa beni getiren adam mı tanıyor? Adam eğilip elini öpmek istedi ama izin vermedi, omzundan sıkarak, sarıldı. Sonra kendi aralarında birşeyler konuştular ama ne olduğunu duymadım, duysam da anlayamazdım çok fazla türkçe kelime geçti aralarında ben uzun zamandır, türkçe okumadım ve konuşmadım. Sonra Berzan Ağa bize doğru yürüdü, Nilüfer ve ben ayağı kalktık. Hevi'yi kucağımdan indirince koşup ağanın pacasına sarıldı. Gülücükler saçarak yüzüne bakıyordu, ama Berzan Ağa hiç kendini bozmuyordu. Beni getiren adama kızımı işaret etti, o da aldı kucağına. Sonra yanımıza gelip konuşmaya başladı. "Beni tanıyorsunuzdur, tekrar baştan anlattırmayın bana. Yasemin hanım bu iki genç bir hata yapmışlar, kaçmışlar. Nilüfer'e niye kaçtığını sorunca sizi öne sürdü, bende kardeşime sizi bulup getirmesini söyledim. Derdiniz neyse bir de bana anlatın da sorunu çözelim, gençler de adetlere göre evlenip yuvalarını kursunlar." Bende anladığım kadarıyla kendimce derdimi anlatmaya başladım, aralarda ağlamadan edemedim tabi ki ama sabırla dinledi beni. Sonra düşünceli bir şekilde odanın içinde volta atmaya başladı. Tekrar yüzünü bize dönüp; "Anlattıklarınıza göre kararımı verdim, Yasemin sende benimle evleneceksin bu sorunda ortadan kalkacak. Ferzan ve Nilüfer ile beraber çifte düğün yapacağız." "Ama ağam..." "Aması yok benim sözümün üstüne söz gelmez. Şimdi Ferzan sizi evinize bırakacak, yarın erkenden bizimkiler sanki hiç bunlar olmamış gibi istemeye gelecekler. Zaten anneniz sadece senin kaçtığını sanıyor, Nilüfer den haberi yok. Hiç birşey anlatmayın, zaten o da görücüleri görünce ağzı kapanır." Sonra kardeşi Ferzan ağa kucağında Hevi'yle bize işaret verdi, evden çıkmak üzereydik, Berzan ağa kolumu tutup kulağıma birşey söyledi. Ben boş boş bakınca da; "Anladın mı?" diye sordu bende sadece kafamı salladım. Sonra arkalarından bende çıktım, arabaya bindik ve o kaçtığım eve tekrar geri geldik. Aynur hanım konuşmaya başlamıştı ki, kapı sesiyle sustu. Kapıyı açtığımda orta yaşlı bir kadın vardı, içeriye girmek için izin istedi. Aynur hanıma seslendim, mutfaktan çıkıp avluya geldi. "Benim adım Bahar, hanımağam gönderdi beni. Yarına hazırlanacaksınız, Acar ailesinden size görücü gelecek." "Buyursunlar, hazırlanırız hemen. Nilüfer kızım hazırlan yarın görücün gelecekmiş." "Hanımağam, iki kızınız için de görücü olacağını söyledi." "Emin misiniz, diğer kız dul, çocukludur?" "Evet, eminim hanım ağam iki kızı için geleceğiz dedi." "Tamam siz bilirsiniz, ben yine de önceden söyleyeyim." Sonra gelen kadın çıktı kapıdan bende mutfakta kızıma yemek yediriyordum. "Kalk, Nilüfer'in odasına git, onun kıyafetlerinden düzgün birşeyler seç şans seni buldu sonunda, yarın sana da görücü varmış. Artık Acar ailesinde kim varsa bilemedim, niye dul çocuklu kadın alıyorlar anlamadım." Bende içimde ki sevinci bastırdım, o sevinç sadece buradan kurtulduğum içindi aslında yoksa derdim evlenmek değildi hiç bir zaman. Ertesi gün bütün hazırlıklarımız tamamdı, kızımı zorla uyutmamı istemişti, misafirlerin ayağına dolaşmasın dedi. Bende mecburen uyuttum, üzerimde ki güzel elbiseye bakıyordum, bana bol da olsa elbise güzeldi. Sonra Nilüfer'i gördüm, o da çok güzel olmuştu. Aynur hanım da en güzel elbisesini giyinmişti. Hepimiz misafirlere hazırdık. Hatice Hanımağa kendini temsilen kızını göndermişti görücüye Evin... Benimle yaşıt gibiydi, güçlü bir kadına benziyordu dimdik duruyordu misafirlerin arasında. Konuşma kime isteneceğimiz konusuna geldiğinde Aynur'un ağzı açık kalmıştı, kendi kızını yakıştırmıştı ama beni koskoca ağaya yakıştıramıyordu. 2 defa emin misiniz diye sordu Evin'e o da ikincisinde sinirlendi. Söz nişan hazırlıklarını da konuşup kalktılar. Bir hafta içinde bütün hazırlıklarımız tamamlanmıştı. Zaten Aynur hanım pek hazırlık yapmıyordu, herşeyi erkek tarafı yapıyordu. Aslında ben söz nişan falan istemiyordum, ama koskoca ağa karısı olacağım için bunlar mecburmuş... Bakalım bu hengameden sonra da ağamız bana verdiği sözü tutabilecek mi???

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

HÜKÜM

read
226.4K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
64.6K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
531.7K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
46.5K
bc

AŞKLA BERDEL

read
81.5K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
24.7K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook