Bazı kavuşmaların hüznü ağırdır.. Sadece kavuşanların değil izleyenlerin de canı yanar.. Fırat, Yıldız’ın annesine sarılışını, ağzından dökülen her kelimede kendine küfürler savurdu.. Keşke en başından söyleseydim diye.. Ama olayların arkasından böyle bir son çıkacağını bilemezdi.. Ne Fırat, Yıldız’a güveniyordu.. Nede Yıldız, Fırat'a.. Ama bir gerçek varki Fırat birşeyleri öğrenmek için büyük çapa harcamıştı.. Belki de biraz da olsa bu yüzden içi rahattı.. Anne kızın kavuşması herkesi etkilese de Sevda'nın bir lafıyla o hüzünlü hava dağıldı.. Fırat'ın yüzüne bakarak "Sen bu adama mı kaçtın? Sen bunun gelini mi oldun?" derken bir çocuk gibi sevinçle ellerini alkış yapmaya başladı.. Sevda’nın hüznü çok çabuk geçiyordu.. Belki de sadece anı yaşıyordu.. O an mutluydu ve geçmişi hatırlamıyo

