Gözlerimi açtığımda nerede olduğumu anlamam birkaç saniyemi aldı. Tavan yabancı. Yastık yabancı. Koku yabancı. Ben yabancı. Bir an her şeyin dün gece gördüğüm bir kabus olduğunu sandım. İçimde küçük, aptal bir umut yeşerdi. Belki de… uyanınca geçer… Ama sonra sırtımdaki acı kendini hatırlattı. Keskin. Gerçek. Yakıcı. Nefesim bir an takıldı. Geçmemişti. Hiçbir şey geçmemişti. Gözlerimi kapatıp tekrar açtım. Bu sefer daha net baktım etrafa. Oda aynıydı. Dün geceki gibi düzenli… tertemiz… kusursuz. Başımı hafifçe çevirdim. Koltukta biri vardı. Fırat. Olduğu yerde, oturur gibi ama yarı uzanmış şekilde uyuyakalmıştı. Yastığı göğsüne sıkıştırmış, başı yana düşmüştü. Bir an… Sadece bir an… Onu izledim. Yüzü sakindi. Dün geceki gerginliğinden eser yoktu. Kaşları çatık değildi… Yü

