Dükkana gelip, "Oohh! bir saat yapsam kâr dediğim örgümün ilk sırasını yapmıştım ki Hakan içeri girdi. Normalde aramız iyi olmasına rağmen şuan onu görmüş olmaktan hiç memnun olmamıştım ama alışılagelmiş bir şekilde gülerek hoş geldin?" dedim "Bizim ki buradaymış!" dedi dükkana bakınarak. "Furkaann?" "Eveeett! hastaneye götüreyim demişsin, annem de merak etmiş." Adamı kaçırıyon sahip çık değil mi, hadi gelde cevap ver diye düşünürken yutkundum... "Yaa ben onu hepten unuttum biliyo musun, ben o lezyonu yanlış anlamışım, insanlarda iyileşme sürecini gösteriyormuş hayvanlarda iltihaplanma." "Haaa, önemli bir şey yok yani?" "Yok yoookk merak etme, tazı gibi dolanıyor etrafta. İşe bile başlayabilir o derece. Evde yatırma tembelliğe alışmasın. Gelsin seninle." "İyi o zaman, bana da iy

