leyla,Yavuz'un kollarında güneşin batışını izliyordu.Yavuz ise yüzünü Leyla'nın saçlarının arasına gömmüş o muhteşem kokunun tadını çıkartıyordu.Her gün bu yasemin kokulu saçların kokusunu içine çekmezse kendini eksik tamamlanmamış hissediyordu.
Leyla kızgınlık dolu bir sesle"Haksızlık bu."
Yavuz yüzünü Leyla'nın saçları arasından çıkartıp kızgın ve güzel sevgilisine baktı acaba yine neye kızmıştı?
"Haksızlık olan ne sevgilim?" Leyla,Yavuz'un kollarında güneşin batışını izliyordu.Yavuz ise yüzünü Leyla'nın saçlarının arasına gömmüş o muhteşem kokunun tadını çıkartıyordu.Her gün bu yasemin kokulu saçların kokusunu içine çekmezse kendini eksik tamamlanmamış hissediyordu.
Leyla isteksiz bir şekilde Yavuz'un kolları arasından çıkıp yüzünü Yavuz'a döndü.
"Sen benim saçlarımı koklayıp içine çekebiliyorsun ama bana saçlarının kokusunu yasaklıyorsun."
Yavuz mahcup bir sesle"Ama benim saçlarım senin kadar güzel kokmuyor ki."
Yavuz bu iltifattan sonra Leyla'nın yumuşaycağını zannetmişti ama aksine Leyla'nın öfkesi artmıştı.
"Sakın ha Yavuz bu güzel saçlara laf söyleme onlar bu dünyadaki her şeyden daha güzeller."
Yavuz hayranlık dolu bir sesle"Senin saçın,gülüşün,bakışın ve dudakların hariç onları yenebilecek herhangibi bir şey daha keşfedilmedi dünyada."
Leyla,Yavuzların iltifatlarından sonra yanaklarının kızarmasına engel olamadı.Bu adam sayesinde Leyla sevilmenin ne demek olduğunu öğrenmişti.
"Biliyor musun Yavuz seni sevmeden önce güneş sadece bir gezegen,yağmur sadece bir su,dünya ise kaçtığım bir yerdi şimdi ise güneş beni sana daha da çok ısıtan bir yoldaş,yağmur benim senden ayrıyken ki gözyaşlarım,dünya ise sana kavuşmak için bir yol."
Yavuz böyle güzel seven bir kadına sahip olduğu için çok sanslıydı.Böyle bir kadına sahip olmak için 27 yıllık günahkar yaşamında nasıl bir sevap işlediğini biilmiyordu.
Leyla'nın yanağını okşayarak"Çok yakında gözünden akan o yağmurlar son bulacak.Dünya ise bizim sonsuza kadar birlikte olmamız bir yol olacak."
Leyla,Yavuz'un dokunuşları karşısında adete kendinden vazgeçmişti.Gözleri kapalı bir şekilde dokunuşların tadını çıkardı.Ne kadar süre geçtiğinden iki aşığında haberi yoktu.Onlar artık zamanın çok ötesindeydiler.
Onları bu zamana Leyla'nın çalan telefonu döndürmüştü.Yavuz istemeyerek de olsa parmaklarını Leyla'nın yanağından çekti.Biraz önce sıcaktan alev alacak olan Leyla'nın yanakları ise Yavuz'un parmaklarını çekmesinin ardından dondurucu bir soğuk kaplamıştı Leyla'nın yanağını.
Şu an telefonda arayan kişi Leyla'nın en büyük düşmanı olmuştu.Kimin aradığına bakmazsızın sinirli bir şekilde telefonu açtı.
"Efendim"
"Leyla"Telefondaki kişi Oğuz'un abisinin eşi Ayşeydi.
Leyla telefonu kulağından çekip saate baktı.Saat daha 20.00'di.Yavuz iş gezisinden geldiği için abisine kütüpkanede ders çalışacağını söyleyerek 22.00'ye kadar izin almıştı.
Leyla endişeli bir sesle"Yenge bir şey mi oldu?"
Ayşe durgun bir sesle"Deden ölmüş."
Leyla duyduğu haberden telefonun ellerinden kayıp yere düşmesine engel olmamıştı.Yavuz yere düşen telefonu alıp kulağını götürdü.
"Ayşe yenge benim Yavuz."
Konuşma sesleri gittikçe uzaklaşıyordu Leyla'dan.Leyla ve dedesi hiçbir zaman aynı konu üzerinde anlaşamazlardı ama birbirini çok severlerdi.Leyla üniversite okumak için İstanbul'a geleceği zaman dedesi kıyameti koparmış ısrarla ŞanlıUrfadaki bir üniversiteye kayıt olmasını söylemişti ama Leyla sevdiğinin yanında olabilmek için İstanbuldaki bir okula kayıt olmuştu ve bu yüzden dedesiyle arası biraz açılmıştı.
Leyla hızla ayağa kalktı.Bir an önce eve gitmeliydi kim bilir abisi ne kadar üzgündü onu teselli etmeliydi.
"Ben eve gitmeliyim."Leyla hızlıca eşyalarını almak istiyor ama eşyalar sakin ki inat eder gibi ellerinden aşağı düşüyordu.
Yavuz,Leyla'nın aşağıya düşen eşyalarını alıp Leyla'yı banka tekrardan oturtturdu.Leyla'nın çantasından su şisesi alıp Leyla'ya içirmeye çalıştı ama Leyla titremekten suyu içemiyordu.
"Dedem bana kızgın mı ölmüştür?"Leyla gözlerinden yaşların akmasına engel olamıyordu.
Yavuz,Leyla'nın gözyaşlarını sildi.Yavuz'un şu dünyada dayanamadığı tek şey Leyla'nın gözünden akan bir damla gözyaşıydı.
"Senin gibi güzel kalpli birine kim kızgın kalabilirki?"
Leyla ise Yavuz'un söylediklerine rağmen hala kendine çok kızgındı.Neden en son ŞanlıUrfa'ya gittiğinde dedesiyle barışmamıştiki?İnsan ne kadar gariptiki hayatı ölüm yokmuş gibi yaşardık ve ölüm bize kendini hatırlatana kadar sevdiğimiz insanların kıymetini anlamazdık.
"Gel buraya"
Yavuz kollarını açtı ve Leyla'yı kollarının arasına davet etti.Leyla bu daveti karşılıksız bırakmadı ve kendini Yavuz'un kollarının arasına bıraktı ve sakinleşinceye kadar Yavuz'un kollarının arasından çıkmadı.
Yavuz endişeli bir sesle"Daha iyi misin?İstersen eve telefon açıp geç kalacağımızı söyleyebilirim."
Leyla,Yavuz'un kollarının arasından çıkıp gözlerindeki gözyaşlarını silerek"Hayır eve gitmek istemiyorum abimin bana ihtiyacı var."
Yavuz,Leyla'nın elinden tutarak kalkmasına yardım etti.Leyla kafasını Yavuz'un omzuna rastladı.Yavuz,Leyla'yı arabaya bindirdikten sonra kapısını kapattı.Eve varıncaya kadar ikisinin ağzından tek bir kelime çıkmamıştı.
Yavuz arabasını Leyla'nın yaşadığı sokağın başına park etmişti.Her ne kadar Leyla'yla olan münasebetlerini bilselerdi yine de Oğuz,Leyla'nın yanında evlenmeden önce Yavuz'u görmekten hoşlanmıyordu.
Yavuz,Leyla'dan ayrılmanın verdiği üzüntüyle Leyla'sına baktı.Sonsuza kadar birlikte olmalara sadece 1 ay kalmıştı.Leyla 1 aydan sonra okuldan mezun olacaktı ve okul biter bitmez Yavuz babasına Leyla'yı istedecekti.
"Az kaldı Yavuz biraz daha sabretmemiz gerekecek"Leyla,Yavuz'un aklından geçenleri tahmin edip onu rahatlatmak istemişti.
"Ne kadar garip değil mi?Aslına şu an benim seni rahatlatmam lazım ama sen beni rahatlatıyorsun."
Leyla,Yavuz'un ellerinden tuttu.O eller ki Leyla'yı uçurumun kenarından kurtaran bir can simidiydi ve bu ellerden ayrılmak Leyla için en büyük bir azaptı.
"Eğer birazdaha burada seni asla bırakmam."
"Bırakma beni Yavuz"Gözündeki yaşlar tekrar süzülmeye başlamıştı."Dedem gibi sen de beni bırakma Yavuz."
Yavuz,Leyla'nın gözündeki yaşları sildi.Leyla'yı tekrardan kollarının arasına alıp Leyla'nın saçlarına öpücüklerini bıraktı.
"Allah şahidim olsun ki sen beni kovsan bile ben seni asla bırakmayacağım."
"Allah şahidim olsun ki ilerde ne olursa olsun senin sevgin asla bu kalpten silinmeyecek ve bu kalp seni hiç bırakmayacak."
Leyla,Yavuz'un arabasından indikten sonra ağır adımlarla eve doğru yürümeye başladı.Dedesi en son İstanbul'a geldiğinde sırf
Leyla'ya olan kırgınlığından dolayı Leyla'nın kaldığı evde kalmamış bir otel odasına yerleşmişti.
Leyla ise sırf istediği şehirde üniversite okuduğu için kimseden özür dilemeyeceğini söylemişti.Annesi ve Serhan abisinin ikna çabalarına rağmen inat edip gitmemişti.Oğuz abisi ise evde kızgın bir suratla dolaşmış ve Leyla'nın ve dedesinin aynı topraktan olduğu söyleyip durmuştu eğer Leyla'nın elinde olsa o zamana geri döner dedesi haksız olduğu halde ayaklarına kapanır özür dilerdi.
Leyla çantasından anahtarı çıkartıp kapıyı açtığında kapının önünde duran valizleri fark etti.Valizlerin hazırlanması normaldi ama valizler sanki uzun zamandır kalacaklarmış gibi hazırlanmıştı.
Leyla merdivenlerden yukarı çıktığında yengesinin ve abisinin gizli bir şekilde konuştuklarını gördü.Yanlarına yaklaştığında yengesi Leyla'yı görüp ayağa fırlamıştı.
Ayşe panik dolu bir sesle"Leyla ne zaman geldin canım?"
"Biraz önce geldim yenge ne oldu ki?"
Yengesi sahte bir kahkaha atarak"Yok bir şey canım."
Leyla endişeli bir sesle"Yenge sen iyi misin?"
Dedesi,yengesine çocuk yüzünden tavırlı olsa da yengesinin dedesinin ölümü üzerine abisinin yanında kahkaha atması garipti.
"İyiyim canım"Leyla'yı kolundan tutup demin oturduğu tek kişilik koltuğa oturtturup panik dolu bir sesle"Ben aşağıya bakayım yemek bir hayli gecikti."
Yengesi,Leyla'dan kaçarcasına aşağıya inmişti.Leyla abisine döndü.Endişeli bir sesle"Abi yengem iyi mi?"
Oğuz,Leyla'dan gözlerini kaçırarak yorgun bir sesle"Merak yengen iyi sadece üzgün."
Leyla,abisi ve yengesinin davranışlarında bir gariplik olduğunun farkındaydı ama bunu dedelerini kaybetmenin üzüntüsü olarak yoruyordu.
Oğuz bir şey söylemek istiyor ama söyleyemiyordu.Sanki bir şey Oğuz'un boğazını sıkıp onun konuşmasını engelliyordu.
"Abi bana bir şey mi söylemek istiyorsun?"
Oğuz,kardeşine yakalanmanın verdiği panikle oturduğu yerde şekilden şekile girmişti.Önce"Evet"dedi sonra kafasını iki yana sallayarak"Hayır"dedi sonra yengesi gibi panikle ayağa fırlayıp"Benim..... benim...."diye düşünürken birden yüzündeki panik havasını sevinç kaplayarak"İşle ilgili problemleri çözmem lazım sen burada bekle ben odama gidiyorum."
Abisi,Leyla'nın cevabını beklemezsin kendini odasına kapattı.Leyla evde yaşanan olayları anlamaya çalışıyordu evde üzüntüden haliden çok bir panik hali vardı sanki abisi ve yengesi ondan kaçıyorlardı.
Leyla yarım saat daha solanda bekledikten sonra Yavuz'un aramasıyla odasına geçti.Abisinin ve yengesinin Yavuz'u bildiklerini biliyordu ama abisinin yanında Yavuzla konuşmaktan utanıyordu.
Yavuz eve gider gitmez valizini hazırlamaya başladı.Yarın Leyla'ya destek olabilmek için şanlıUrfa'ya gidecekti.Leyla ne zaman üzülse mutlu olsa Yavuz'un yanında olmuş onu sevgisi ve şefkatiyle desteklmişti bugün aynı şeyi Yavuz,Leyla için yapacaktı.
Yavuz valizini hazırladıktan sonra birkaç gün ŞanlıUrfa'da olacağını haber vermek için evin içinde babasını aramaya başladı.Babasını salonda asisatanı Yunus'la sessiz ve gerilimli bir konuşma yaparken gördü.
Yavuz soru sorar bir sesle"Baba?"
İbrahim oğlunun sesini duyar duymaz asistanına kaybol diye bir bakış attı ve asistanı,Yavuz'dan gözlerini kaçırarak odayı terk etti.
"Baba her şey yolunda mı?"
Babası her zamanki soğuk ve keskin sesiyle"Yok bir şey Almanyadaki ortaklar sorun çıkarmışta Yunus bana o konu hakkında bilgi veriyordu."
Yavuz bütün gün ofiste olduğu halde ona böyle bilgi gelmemişti.Yavuz,Yunus'un biraz önce kalktığı koltuğa oturdu.
"Bana böyle bir gelmedi."
"Gelmemesi normal oğlum orayı sen değil ben yönetiyorum."
Bu cevapla babası konuşmanın burada bittiğini söylüyordu.Babası görünürde işleri Yavuz'a devretse de hala şirketten elini ayağını çekmemiş her türlü atamayı ve görevlendirmeyi babası yapıyordu.Yavuz ise patron'un koltuğunda oturan bir kuklaydı.Babası ne isterse onu yapar ondan izinsiz Leyla'yla bile buluşamazdı.
"Yarın Almanyaya gidiyorsun."
"Ama baba yarın ŞanlıUrfa'ya gitmem lazım Leyla'nın dedesi öldü."
"İşte bu yüzden sen gitmelisin Oğuz'u bu halde Almanyaya gidemez."İbrahim o kibirli sesiyle"Hem herkes benim oğlumun iş konusunda en az benim kadar yetenekli olduğunu görmeli."
"Ama Leyla"Yavuz itiraz etmek için ağzını açtığı anda babasının sert ve öfkeli gözlerle ona baktığını görünce cümlesini devam ettiremedi.
"Ben senin iznini istemiyorum oğlum gideceksin diyorum ve gideceksin yarın saat 08.00'de uçağın var.Hazırlıklarını ona göre yap."
Yavuz yalvaran bir sesle"Bugüne kadar senin istediğin her şeyi yaptım ama ne olur bir seferlik benim yerime başkası gitsin Almanyaya."
İbrahim,Yavuz'un kararına karşı gelmesinden dolayı kızgın bir sesle"Benim sözümü ikilettirme sen gideceksin dediysem konu kapanmıştır şimdi git odana yat uyu yarın erken kalkacaksın."
İbrahim her zaman yaptığı gibi Yavuz'a yapıcaklarını söylemiş ve konuşucak başka bir konu olmadığı için odasına gitmek için ayağa kalktı.Odasına çıkan merdivenlere basmadan önce oğluna baktı ve demin ki kızgınlık yerini baba şefkatına bırakmıştı.
"Bunların hepsini senin iyiliğin için yapıyorum sakın unutma."
Yavuz şaşkınlık içinde babasına bakıyordu.Normalde babası,Yavuz'a asla böyle cümleler kurmaz aksine yapması gerekenleri söyler ve odasına çekilirdi.Yavuz babasından en son böyle bir laf duyduğunda babası onu dedesi ve babannesine bırakıp yıllarca geri dönmemişti ve Yavuz baba sevgisine hasret olarak büyümüştü.
Yavuz geçmişten gelen korkunun esaretiyle"Biliyorum baba."dedi.
Yavuz odasına geçtiğinde ŞanlıUrfa'ya gelemeceğini söylemek için Leyla'yı aradı ve Leyla her zamanki gibi ilk çalışta açmıştı.Yavuz,Leyla'nın bunu her seferinde nasıl başarabildiğini merak ediyordu.
Leyla her zaman ki güzel sesiyle"Yavuz'um"dedi.
Yavuz bu sesi her duyduğunda tekrardan aşık oluyordu Leylasına.O en kötü günlerinde Yavuz'u yalnız bırakmamıştı şimdi sevdiğinin en kötü gününde o nasıl yanında olamayacağım derdi.
Leyla endişeli bir sesle"Yavuz'um bir şey mi oldu?"
Yavuz şaşkınlık bir dolu sesle"Her seferinde benim üzgün mü mutlu mu olduğumu nasıl anlayabiliyorsun?"
"İnsan aşık olduğu zaman sevdiğinin nasıl olduğunu bilmesi için sesini duyması gerekmiyor.Nefesinden bile anlar her şeyi."
Yavuz minnet dolu bir sesle"Beni böyle sevdiğin için teşekkürler."
"Asıl ben teşekkür ederim sevmenin ne olduğunu bana öğrettiğin için."Leyla sesini sertleştirerek"Şimdi anlat bakalım seni üzen nedir?"
"Babam beni Almanya'ya gönderiyor."
"Yavuz bu ilk defa olmuyor ki baban her zaman başka ülkelere gönderir"
Yavuz mahcup bir sesle"Yarın Almanya'ya gitmemi istiyor."
Telefonda 5 dakikalık bir sessizlik oluştu.Yavuz bu sessizliği tanıyor ve korkuyordu.Leyla ne zaman duygularını gizlemek istese Yavuz'u sesinden mahrum ediyordu.
Yavuz korku dolu bir sesle"Leyla"
Leyla sesindeki hayalkırıklığını gizlemek için her zaman ki yalancı gülümsemelerine sığınarak"Baban doğru karar vermiş hem abim cenazeden sonra hemen işlere dönemez senin gitmen daha iyi olmuş."
"Beni üzmemek için böyle konuşuyorsun değil mi?"
"Hayır hem biz de ŞanlıUrfa'da 1 hafta kalıp geri döneriz hem de sen işler geri kalmazsın."
Yavuz,Leyla'nın anlayışı olmasından nefret ediyordu onun da diğer insanlar gibi bencil oup kendi isteğini yapmasını ve Yavuz isteklerini yapmadığı zaman ise normal sevgililer kızmasını hatta trip atmasını istiyordu.
"Neden bu kadar anlayışlısın bana karşı?"
"Çünkü seven insan böyle yapar."
Leyla yarın yola çıkacakları için valizini hazırlıyordu.Eskiden köye gitmeden önce alışverişe çıkar ailedeki her üye için alışveriş yapardı.Abisi arabayla yolculuk yapmayı sevdiği için en fazla üç valize izin verirdi.Yengesiyle beraber hediyeleri valize sığdırmak için birgün boyunca uğraşıp duruyorlardı abisi ise kapıdan onları izleyerek"bu valizleri kim taşıyacak,siz beni bel fıtığımı olmamı mı istiyorsunuz?"diye söylenirdi ama yeğenleri onlar eve varır varmaz Leyla'nın valizinin etrafında toplaşıp Leyla'nın onlara ne aldığını tahmin etmeye çalışırlardı.
Ablası Berfin ise kızgın bir sesle çocukları kovalar"Bırakın kız nefes alsın"derdi ama Leyla,yeğenlerine kıyamaz eve gelir gelmez onların hediyelerini verird.
Leyla şu an önünde duran küçük valizi bile dolduramamıştı.Ailesine aldığı hediyeler olmadan oldukça boş ve hüzünlü görünüyordu bavul.
Leyla valizini abisi ve yengesinin valizlerinin yanına indirmek için aşağıya ineceği sırada merdivenlerde yengesiyle karşılaştı.
"Leyla yanına sadece bu valizimi alacaksın?"
Leyla başını evet anlamında salladı.Leyla'nın okulunın bitmesine daha 1 ay vardı.Cenazeyi gömdükten sonra tekrar İstanbul'a dönecekleri için küçük bir valiz hazırlamıştı Leyla.
"Leyla sana aldığım büyük bavullara yerleştir eşyalarını"
"Yenge abim büyük bavullar arabaya sığmıyor diye bize kızıyor."
"Bu sefer arabayla değil uçakla gideceğiz."
Leyla,Yengesinin cevabından sonra şaşırmıştı abisi uçaklara güvenmediği için yanında seyahat eden herkesi arabasıyla getirir götürürdü.
"Yenge abim buna nasıl ikna oldu ki?"
Yengesi bıkkın bir sesle"Leyla zaten başım ağrıyor bir de sen üstüme gelip azdırma şu ağrıları hadi git büyük bavullarını hazırla."
Leyla kırgın bir sesle"Tamam yenge"dedi.
Ayşe,Leyla'nın arkasından içine dolan vicdan azabından kaçamamıştı.Leyla'ya yalan söylediği için zaten kendini kötü hissediyordu üstüne bir de Leyla soru soru sordukça vicdanı itiraf etmesi için baskı yapıyordu elinde olsa Leyla'ya"Yavuz'la beraber kaç git buralardan ve bir daha asla geri dönme"derdi ama eğer Yasin'e bir şey olursa Oğuz'u tutamazdı ve Oğuz'un olmadığı bir dünya Ayşe için yaşamaya değmezdi.Evet,biliyordu yaptıı benilceydi sırf kendi sevdiğiyle beraber olabilmek için Leyla'yı ve Yavuz'u feda ediyorlardı.
Merdivenlerden yukarı çıktığında balkonda oturan kocasını gördü.Ayşe daha ilk görüşte aşık olmuştu Oğuz'a o zamanlar onun bir ağa torunu olmuyordu bilse aşık olur muydu Oğuz'a bilmiyordu.Ailesi bu evliliğe ilk başta razı olmamışlardı.Biricik kızlarını hala aşiret ağasının oğluna vermek onlar için hayattaki en büyük kabustu ve sırf kızları istediği için bu kabusu yaşamışlardı.Oğuz bir kere bile Ayşe'nin yüzünü ailesine karşı eğdirmemişti.
Ayşe,kocası üşümesin diye odalarından Oğuz'un ceketini alıp balkona Oğuz'unun yanına gitti.Ceketi üzerine örteceği sırada kendini Oğuz'un kolları arasında buldu.
"Her seferinde benim geldiğimi nereden anlıyorsun?"
Oğuz,karısının kokusunu içine çekti.Aşk dolu gözlerle"Kokun o kadar büyüleyici ki sen gelmeden kokun geliyor."
"Ben çok şanslı bir kadınım beni seven bir adamla evlendim ama Leyla"Ayşe cümlesinin devamını getiremedi.
"Biliyor musun?Leyla doğduğu zaman babamın bir tanıdığının oğlunun düğündeydik.Annem düğünde sancılandı o zaman Leyla daha 6 aylıktı.Düğünden hastaneye giderken öyle bir yağmur yağmaya başladı sanırsın gök delindi.Trafik yağmurdan dolayı kilit.Dedemi bilirsin her durumda sakin ve itibarına uygun davranır."
Oğuz artık şimdiki zamandan kopup 24 yıl öncesine geri dönmüştü.Sesinde ilk günkü ve heyecan ve korku vardı.
"Dedem yağmura aldanmadan arabadan indi.Trafiğin önüne geçti.O heybetli sesiyle"Gelinim doğum yapıyor açın yolu"diye bağırdı.
Ayşe duyduğu laflara inanamıyordu.Haşmet dede her zaman ciddi ve soğuktu onun telaşlı ve panik olmuş hali ona komik ve ilginç geliyordu.
Ayşe meraklı bir sesle"Eee sonra ne oldu?"
Oğuz heyecanlı ve panik dolu sesiyle"İnsanlar dedemi tanıdıkları için hemen yolu açtılar.Dedem arabaya geri geldiğinde yağmurdan sırılsıklamdı.Hastaneye ulaştığımızda direk doğuma aldılar annemi biz kapıda anneme ve doğacak kardeşimize bir şey olmasın diye ellerimizi semaya açıp Allah'a dua ettik."
Ayşe saçlarına damlayan su damlalarının nereden geldiğine baktğında kocasının ağladığını gördü.7 yıllık beraberliklerinde ilk defa ağlaadığını görmüştü.
"O zamanlar yaşasın diye dua ettiğim kardeşimi şimdi kendi ellerimle ölüme götürüyorum."
Ayşe kocasını teselli etmek için sıkıca sarıldı.Oğuz ise acı çeken bir sesle"Bu durum çok canımı yakıyor Ayşe."
Oğuz uçakta karşısındaki koltukta oturan kızkardeşini izliyordu.İki tane kız kardeşi olmasına rağmen erkek kardeşler arasında her zaman Leyla daha fazla sevilmiş ve korunmuştu.Leya bir şey istediği zaman asla ikiletilmezdi.Bu yüzden evde Berfin sürekli kıskançlıktan kavga çıkartırdı.
El bebek gül bebek büyüttükleri kardeşlerini şimdi başka bir kardeşleri için feda ediyorlardı.Oğuz ilk haberi aldığında Yasin'i kendi elleriyle öldürmek istemişti ama hatta bırakın ölsün diye haber göndermişti ama dedesi eğer Yasin'in kılına bir zarar gelirse bu şehirde hiçbir Şahkıran'ı yaşatmam diye dört bir yana haber salmıştı.Oğuz,yetim kalacak çocuklara ve sırf şımarık bir ağa oğlu yüzünden dul kalacak kadınlara üzülmüştü.
Erkekler ağlamaz diye bir söz vardı ya o tamamen bir yalandan ibaretti.Oğuz şu an bir çocuk gibi ağlamak istiyordu.Leyla ise her şeyden habersiz kendisine izleyen abisine en güzel gülümsemesiyle bakıyordu.
Oğuz ilk defa memleketinden kaçmak istiyordu.Leyla'yı alıp buralara bir daha geri dönmemek üzere gitmek.Ölecek erkekleri,dul kalacak kadınları ve yetim kalacak çocukları boşvermek istiyordu hayatında ilk defa bencil olmak istiyordu.
Ayşe,kocasının geçenleri tahmin etmiş olacak ki Oğuz'un kolundan tutup"Lütfen yapma"
Oğuz acı çeker bir sesle"Ayşe"
Ayşe gözünden damlayanlarla yaşlarla kocasına bakarak"Ne olur beni sensizlikle sınama.Aklından geçenleri yapmak istersen beni düşün."
Oğuz yumruklarını sıktı.Özür diler gözlerle her şeyden habersiz memleketine dönmenin sevinciyle adeta koşar adamlarla çıkışa doğru ilerleyen kardeşine baktı.
Leyla havaalanının önünde duran abisini görünce hüzün ve mutluluğun karışımı olan bir duyguyla kendini abisinin kollarına bıraktı.
Serhan yorgun bir gülümsemeyle"Dur deli kız"
Leyla,abisinin kollarından çıktığı zaman abisinin ne kadar yaşlı göründüğünü fark etti ama bu normaldi dedelerini en çok Serhan abisi severdi.
Leyla hüzünlü bir sesle"Başımız sağolsun ağabey."
Serhan anlamamış gözlerle Leyla'ya bakıyordu.Oğuz,Serhan ağzından kaçırmasın diye hemen araya giriverdi.
"Dedemiz öldüğü için bütün işi gücü erteleyip buraya geldik"
"Evet..evet..biz de bütün işleri erteledik."
Leyla kızgın gözlerle iki abisine baktı.Dedelerinin cenazesinde işten mi bahsedeceklerdi?Leyla kızgın bir sesle"Cenazede işten mi bahsecedeksiniz?"
Ayşe ortamı yumaşatmak için sakin bir sesle"Olur mu canım öyle şey?Üzüntünden ne konuşacaklarını bilmiyorlar."Bavulları kocasının ve kayınbiraderinin elini vererek"Hadi aarabaya geçelim."
Yol boyunca Oğuz ve Serhan kaçamak gözlerle Leyla'ya bakıyorlardı.Hayatta son istedikleri şey kızkardeşlerinden bir şey gizlemekti ama mecburlardı Leyla,İstanbulda gerçeği öğrense kimse onu ŞanlıUrfa'ya getiremezdi.
Oğuz,Leyla'nın Yavuz'u sevdiğini biliyordu.Ders çalışmak için kütüphaneye gitmek istediğinde veya arkadaşlarımla gezmeye çıkmak istediğinde Yavuz'un yanına gittiğini biliyordu ama kızkardeşini utandırmak istemediği için bilmezlikten geliyordu.
Oğuz yanında oturan karısına baktı.Sevdiğiyle yaşlanmanın nasıl bir mutluluk olduğunu biliyordu ve kızkardeşinin elinden bu mutluluğu aldığı için kendi suçlu hissediyordu.
Serhan hüzünlü bir sesle"Geldik."dedi
Oğuz kardeşinin kolunu sıkıca tuttu gitme der gibi ama Ayşe izin ver dercesine kolunu serbest bıraktı.Oğuz öfkeli gözlerle karısına baktı.Ayşe ise yalvaran gözlerle"Benim için sabret"dedi.
Oğuz ise öfkeli bir sesle"Senin aşkın için kardeşimden vazgeçtim."
Ayşe aşk dolu gözlerle"Ben de seni çok seviyorum Oğuz."
Leyla eve ne zaman geri dönse koşa koşa kendisini babasınn kollarına atardı.Babasına sıkıca sarılıp "Baba ben geldim"derdi.Babası ise Leyla'sının kokusu içine çekip o şefkatlı sesiyle"Hoşgeldin"derdi.
Leyla bu sefer de araba durur durmaz arabadan inip babasının kollarına doğru koşmaya başladı.Bahçe kapısını açıp kendisini babasının kollarına bıraktı.
Leyla özlem dolu bir sesle"Baba ben geldim."
Babası geçen yıllardan farklı olarak hüzün dolu bir sesle"Hoşgeldin."dedi.
Leyla evde yaşanan acının farkındaydı.Evi bir hüzün ve sessizlik kaplamıştı oysa bu ev normal zamanlarda çocuk sesleri ve kadınların kocalarını işe gönderip hep beraber bir araya gelip saatlerce dedikodu ve sohbet ettikleri yerdi.Leyla eskiden bu gürültüden nefret eder her zaman bu gürültüden kaçmak isterdi şimdi ise o gürültüyü özlemişti.
"Babacım başımız sağolsun."
Babası da abisi gibi anlamamış gözlerle abisine bakıyordu.Babası soru sorar bir sesle"Kim öldü kızım?"
"Dedem öldü ya."
Dedesi o soğuk ve keskin sesiyle"Öldüğümü kim söyledi?Ben yaşıyorum ve gayet de iyiyim."
Leyla,dedesini görür görmez kendini dedesinin kollarına bıraktı.Dedesinin her sabah tıraş olduktan sonra yüzüne sürdüğü tütün kolanyasını içine çekti.
"Özür dilerim dede"
Dedesi,Leyla'nın kolları arasından çıkıp soru soran gözlerle"Neden özür diliyorsun sen şimdi?"
Leyla gözyaşlarını elinin tersiyle silip"Şimdiye kadar seni kırdıysam özür dilerim ama bundan sonra senin kalbini kırmayacağım"
"Ama"Leyla'nın gözleri Oğuz abisini aradı ama abisi ve yengesi ortalıkta gözükmüyordu.Leyla,Serhan'a dönüp"Oğuz abimler nerede?"
Serhan öfkeli gözlerini Yasin'e dikerek"Elinden bir kaza çıkmasından korktuğu için bu gece yengemle beraber bizim otellerden birinde kalacak."
Leyla,Yasin'e baktı.Yasin ne yapmıştı da Oğuz abisini bu kadar sinirlenmişti hem de bu yalanı neden Leyla'ya söylemişlerdi
"Burada neler oluyor?Abim neden Yasin'e kızgın?Bana niye yalan söylediniz?"
Haşmet kibir sesiyle"Abinler sana söylemedi mi?"Elini Yasin'in omzuna atıp gururlu bir sesle"Benim en küçük torunum kız kaçırdı."
Leyla şaşkınlık dolu bir sesle"Ne?"dedi.
Haşmet gurur dolu bir sesle"Doğru duydun Yasin,Şahkıranların en küçük kızı Sevgi'yi kaçırdı."
Leyla,dedesinin neden gururlu olduğunu anlamıyordu.Buralarda kaçan bir kız'ın hayatı elinden alınıyordu.Kardeşi halasının yaşadıklarından sonra nasıl bir kıza böyle bir kötülüğü yapabilirdi?
Leyla kızgın bir sesle"Nasıl böyle bir şey yapabidin?"
Yasin çaresiz bir sesle"Abla beni dinle"
Leyla kızgın bir sesle"Sesini duymak istemiyorum"
Abileri sırf Yasin'in kız kaçırdığını ŞanlıUrfa'da öğrensin diye mi yalan söylemişlerdi ama bu çok mantıksızdı zaten birkaç güne herkes öğrenecekti.
"Ama bana neden yalan söylediniz?"
Leyla'nın etrafını yine bir sessizlik kapladı ve Leyla soru sorduğu zaman ortalığı kaplayan bu sessizlikten çok sıkılmıştı.
Haşmet,çevresindekileri küçümseyen bir sesle"Bu korkaklar sana söyleyemiyor ama ben söyleyeyim kızım Şahkıranlar,Sevgi karşılığında seni istiyorlar."
Leyla duydukları karşısında yaşadığı hayalkırıklığını tarif edemezdi.Ailesi onu kandırıp evlerine Leyla'yı,Şahkıranların oğluyla evlendirmek için getirmişlerdi.
Leyla sinirli bir sesle"Olmaz...Olamaz"Yasin'e öfkeli gözlerle bakarak"Ben kimsenin hatasının bedeli olmamda ödemem de."
"O zaman kardeşinin ölümüne izin vereceksin öyle mi? "
Leyla biraz önce sevgiyle baktığı dedesine öfkeyle bakıyordu.Dedesi nasıl onu böyle bir duruma düşürebilirdi?Dedesinin onu sevdiğini zannediyordu.
"Sen niye korumuyorsun torununu?Demin gurur duyuyordun torununla."
Haşmet gurur duyan bakışlarla Yasin'e bakarak"O bir Haşimoğlu'nun yapması gerekeni yaptı ve şimdi sen de bir Haşmetoğlu olarak ailenin itibarını korumak için onunla evleneceksin."
Leyla kızgın bir sesle"Allah şahidim olsun ben bu evden kimsenin gelini olarak çıkmam.Bu evden çıkacak tek gelin benim tabudumun üzerine koyduğunuz gelinlik olur."
Her şeyi kenarda sessiz bir şekilde izleyen Gülseren kızının laflarından sonra hıçkırarak"Kızım ne olur böyle laflar söyleme."
"Anne"Leyla annesine çaresiz gözlerle bakıyordu.Anne kelimesi Leyla için bir imdat çağrısıydı.Duy beni diyordu.Ne olursun duyun beni.
Annesi ise Leyla'nın gözlerinde gördüğü acıya daha fazla katlanamayarak gözlerini kaçırarak ben seni kurtaramam diyordu.
Leyla bu sefer bakışlarını babasına çevirdi duy beni baba.Biricik kızını kurtarmak için ne bekliyorsun der gibi bakıyordu ama babası da annesini gibi gözlerini kaçırdı.
Serhan'a dikti bu sefer gözlerini Leyla kurtar sana beni hani sen benim için canını bile verirdin şimdi niye bana bu azabı reva görüyorsun?diye ama bu sefer Serhan gözlerini kaçırmadı sadece affet diye bakıyordu.
Leyla tek başına kaldığını anladı.Ailesi ona çoktan arkasını dönmüştü ama Leyla teslim olmayacaktı gerekirse kardeşini bile toprağa vermeye razıydı.
"Ben evlenmeyi kabul etmiyorum"
"Peki ya kardeşini toprağa vermeye hazır mısın?"
Leyla özür diler gözlerle kardeşine bakıyordu.Yavuz'dan vazgeçemezdi o Leyla'nın hayatındaki tek umut uşığıydı.
"Hazırım.Kardeşimi toprağa versem dahi evlenmeyeceğim"Çevresindekilere tehdit dolu gözlerle bakarak"Eğer beni Şahkıranların oğluyla evlendirmek isterseniz beni öldürmeniz gerekiyor."
Leyla arkasındaki seslere aldırmadan evine doğru yürümeye başladı.Leyla,halasını mezara gömdüğü zaman bir karar vermişti hiçbir erkek için ölmeyecekti.
Odasına gireceği zaman arkasından birisi ona sıkıca sarıldı.Leyla bu sarılışı nasıl unatabilirdi ki?Leyla'yı ne zaman üzse ona sarılır Leyla affettim demeden bırakmazdı.
"Affetmeyeceğim bırak beni"
"Beni affedinceye kadar bırakmayacığım."
Leyla sesinin titremesine engel olamıyordu onu affedememek Leyla'nın en büyük cezasıydı ama Leyla ölmek istemiyordu.
"Affetmeyeceğim bırak beni."
Yasin en büyük kozunu oynadı.Hüzünlü bir sesle"Anne"dedi.
Leyla hışımla arkasına dönüp bir zamanlar sevmeye kıyamadığı Yasin ağlasa Leyla hemen yanına çöküp ağladığı kardeşine hiddetli bir tokat attı.
"Sakın bir daha bana anne deme."
Leyla gözyaşlarının akmaması için kapıya dayandı ve hiddetli bir sesle"Bundan sonra benim Yasin diye bir kardeşim yok."diyerek odanın kapısını Yasin'in yüzüne kapattı.
Yasin ise kapının arkasından yüksek bir sesle"Sen benim ikinci annemsin bunu kimse değiştiremez sen bile."
Leyla kendini yatağına bıraktı.Sıkı sıkıya tuttuğu gözyaşlarını Yavuz'un ona aldığı kolyeye sığınarak serbest bıraktı.
Leyla biraz hava almak için odasından çıktı.Eskiden Leyla ne zaman eve gelse evde bir neşe ve sevinç havası olurdu.Annesi avluya kocaman bir sofra kurar Leyla'nın sevdiği en güzel yemekleri yapardı şimdi ise evdekiler Leyla'dan kaçıyor onunla konuşmamak için kendini odalarına kapatıyorlardı.
Leyla,Serhan abisinin kapısının önünde durdu.Kapıyı çalıp içeriye girmeye cesareti yoktu.Abisi onu canından çok seven abisi onun hayatını karartmak isteyenlerle bir olmuştu.Küçükkken Leyla ne zaman korksa üzülse abisinin kanatları altına sığınırdı bugün de o kanatlara sığınmaya ihtiyacı vardı ama 24 yıl ilk defa abisine kırılmış ve öfkelenmişti.
Leyla kendi odasına dönmek için arkasını döndüğünde Serhan'ın odasının kapısı açıldı.Abisi şaşkın bir sesle"Leyla"
"Efendim abi."Leyla ağzından çıkan abi kelimesinin soğukluğundan üşüdü.Bundan sadece iki gün önce Leyla,abisine abim derken sıcak ve sevgi doluyduki.
"Eskiden de ne zaman üzgün olsan gelir benimle yatardın.Sana sıkıca sarılır her şey geçti der seni öyle uyuturdum hatırladın mı?"
Leyla sessizce damlayan gözyaşlarını sildi.Leyla,Serhan geçti derse biliyorduki her şey düzelirdi ama bugün geçti demiyor Leyla'yı hüzne mahkum ediyordu.
"Hiç unutmadım ki abi."
Serhan duyduklarından sonra abim diye Leyla'ya sarılmak için kollarını açtı ama Leyla kendini geri çekti.
Serhan yalvaran bir sesle"Leyla'm bize bunu yapma."
Leyla öfke dolu bir sesle"Peki siz bana niye bunları yaptınız abi?Yasin yaşasın diye beni öldürüyorsunuz.Beni hiç sevmediniz mi?"
Serkan,Leyla'ya inanamayan gözlerle baktı.Kardeşi ona olan sevgisinden nasıl şüphe duyabilirdi sırf o mutlu olsun diye Yavuzla olan görüşmelerine bile göz yummuştu.
"Sana yemin olsun eğer işin ucunda tek Yasin'in canının alanacağını bilsem o dakika onun canını kendi ellerimle alırım yeter ki sen üzülme diye."
"O zaman niye beni feda ediyorsun ?"
Serhan biraz da olsa sakinleşebilmek için tahta merdiven basamağına oturdu.Anlatmaya nerden başlıyacağını bilmiyordu.Tek bildiği şey insanların daha fazla zarar görmesini engellemek için bu işe izin vermişti.
Yanındaki tahta basamağa vurarak"Gel otur."
Leyla itiraz etmek için açacağı sırada Serhan"Lütfen bir kere de itiraz etme."
Leyla abisinin yanındaki basamağa oturdu.Serhan ise konuya nereden başlayacağını bilmiyordu.Yüzünü ellerinin arasına aldı.
"Dedem yüzünden kabul etmek zorunda kaldım."
Leyla anlamamış gözlerle abisine bakıyordu.Dedesinin bu işle ne alakası vardı?Kafasında onbinlerce soru vardı.
"Dedemin bununla ne alakası var?"
Serhan'ın dedesi bu dünyada sadece itibarı için yaşardı.Onun için itibardan daha önemli hiçbir şey yoktu sırf bu yüzden zamanında herkesin canını yakmıştı ve yakmaya devam ediyordu.Yasin'le dedesinin arası limoniydi.Yasin dedesinin ona vaat ettiği her şeyden vazgeçip Ankara'da doktorluk okuyup sıradan bir hayat yaşıyordu ama buna rağmen Yasin bir Haşmetoğluydu onun başka bir aşiret tarafından zarar görmesi dedesinin itibarını iki paralık ederdi.
"İtibar"Serhan acı çeker bir sesle"Bütün bunları yaşamamızın sebebi dedemizin itibarını korumak istemesi."
Eğer bir Haşmetoğluysanız kadın,erkek fark etmeksizin öğretilen ilk şey ailenin itibarını korumak ve onu yüceltmek için hayatınız boyunca çabalamanız gerektiğiydi.Serhan ve Oğuz en küçük kardeşlerini korumak için onları başka şehirlerde okutuyorlardı.
Leyla'nın yüzünde acı bir eyla'nın yüzünde acı bir gülümsemeyle"Ailemizin şanı ve şerefi her şeyden daha önemlidir gerekirse bu uğurda ölmeyi dahi göze almayılız.
Serhad öfke ve hüzün dolu sesiyle"Şimdi anlıyorsun değil mi?Dedemin itibar takıntası yüzünden kadınların dul çocukların yetim kalmasına izin veremem."
Serhad affedildiğini hissetmek için Leyla'nın ellerini tutmak istedi ama Leyla abisinin elini itti ve ayağa kalkıp odasına doğru yürümeye başladı.Odasına girmeden önce insanı donduran soğuk sesiyle"Seni anlayorum abi ama afedemem.Çünkü siz bugün benim kalbimi öldürüp ölüm tarihimi belirlediniz."
Serhad şaşkınlıkla oturduğu merdiven basamağından kalktı ve şaşkınlık dolu sesiyle"Bunun anlamı"
"Evet,henüz diğerlerinin mutsuzluğu üzerine mutluluk kuracak kadar kalbim kararmadı."
"Leyla"
Leyla ise abisinin seslenmelerine rağmen karanlık odada Yavuz'un ona verdiği kolyeye sığındı ve hüzün dolu sesiyle"Affet beni sevgilim.Ölümün kol gezdiği bir yerde seninle mutlu olamazdım."