Yemek sonunda piştiğinde mutfakta muhteşem kokular dolup taşmıştı. Hakan tabakları masaya dizdi, her şeyi özenli bir şekilde yerleştirdi. Duru, onun bu özenli haline şaşırdı. Hakan gerçekten etkileyici bir adamdı. Duru masaya oturduğunda yüzünde gerçek bir şaşkınlık ve memnuniyet vardı. — “Sanırım bu işlerden gerçekten anlıyorsun,” dedi. Hakan kaşlarını kaldırdı, dudaklarında alaycı bir kıvrım oluşurken, — “Yalan söylediğimi düşünmedin umarım?” dedi. — “Hayır… ama bu kadarını beklemiyordum,” dedi Duru dürüstçe. — “Hadi tadına bak. Bakalım tadı da görünüşü kadar güzel mi?” Duru çatalını aldı, bir parça pirzola kesip ağzına attı. Gözlerini kapattı. Yüzüne yayılan şaşkın ve hayran ifade, her şeyi anlatıyordu. — “Muh-te-şem,” dedi ağzı doluyken. Et yumuşacıktı, adeta ağızda dağılıyord

