Kahvaltıyı bitirdiğimde elimde kalan tek şey kararsızlıktı. Olduğum yerde bekledim bir süre. Şimdi ne yapacaktım?Deren’in odası neredeydi mesela? Belli ki burada daha fazla oyalanırsam yaşlı adam da hatırlatmak için birini gönderirdi. O ihtimal bile içimde bir huzursuzluk dalgası yaratmaya yetti. Telefonumu elime alıp ayağa kalktım. Kapıdan çıktığımda adımlarım temkinliydi; sanki yanlış bir yere bassam tüm ev üzerime yıkılacakmış gibi. Sessizce ilerledim. Bir alt kata indim. Mantıken burada olmalıydı. Bir koridor uzanıyordu önümde ve iki yanına dizilmiş kapılar... Kapılara bakarak yürüdüm. Bir sembol, bir isim, bir işaret arıyordum. Kapıları tek tek çalıp açmak gibi bir cesaretim yoktu; şu an kimseyle yüz yüze gelmeye hazır değildim. Tam vazgeçip geri dönmeyi düşünürken g

