Peşimden gelmişti. Zaten bunun olacağını biliyordum. İçimde tuhaf bir kabulleniş vardı. Haddimi bildirmeye gelmişti…eline bir sebep verdim mi, onu durdurabilene aşk olsun. Kıpırdamadım. Ellerimi karnıma sarmış, cenin pozisyonunda kanepede kıvrılmıştım. Acıdan bedenim benden önce pes etmişti. “Seni hadsiz seni!” diye patladı sesi. Kolumdan tuttuğu gibi beni doğrulttu. O güce karşı koyacak hâlim yoktu zaten. Ne bedenimde derman vardı ne de sesimde direnç. "Benimle böyle konuşup sonra da hanımefendiler gibi odaya çekilmek var mı sanıyorsun?" dedi kolumu daha da sert çekerek “O sivrilttiğin dilini budamasını bilirim ben!” Çekiştirip kaldırdı beni. Dizlerim koptu sanki. Kendimi tutamayıp yere bırakıverdim. Ama durmadı. Sanki yerde olmam yetmemişti. Ve bu onu durdurmak yerine da

