Murat, savcının odasında huzursuzca oturuyordu. Savcı Şöhret Didem Akın, masasının arkasında dik bir şekilde oturmuş, elindeki kalemi parmaklarının arasında döndürüyordu. Odanın atmosferi gerilmiş, sessizlik ikisinin de üzerine çökmüştü. Murat, karşısındaki kadının gözlerindeki yoğun bakışı anlamlandırmaya çalışıyordu. İçinde bir huzursuzluk vardı, ama bu huzursuzluk yalnızca Ali’nin durumu ile ilgili değildi. "Komutan Bozkurt," dedi Şöhret nihayet, ses tonu sakin ama bir o kadar da kararlıydı. Şimdi söyleyecekleri, Murat'ı hem şaşırtacak hem de sınırlarını zorlayacaktı. "Ali’nin dosyasını halletmek mümkün," dedi Şöhret, bakışlarını Murat’a dikerek. "Ama bunun bir bedeli var." Murat, bu cümleyi duyunca olduğu yerde dondu kaldı. Savcının ondan rüşvet istediği fikri aklına yerleşirk

