Doruk Meyra'nın yol tarifi doğrultusunda, otuz dakika sonra kötü kurdun evine varmıştık. Şehrin çok dışında değildi Meyra'nın evi; ancak benim tanıdığım şehrimden çok farklıydı. Etrafı ağaçlarla çevrili bir arazide, görkemli bir villada yaşıyordu. Evin dışı göz kamaştırıcıydı; fakat evin içi buram buram yalnızlık kokuyordu. Soğuktu. Boştu. Sadece yalnız yaşayan ve kimsesi olmayan birinin, kendi kendine yeterek yaşayabileceği bir ev olarak tasarlanmıştı. Bu ev tıpkı Meyra gibiydi. Dışardan göz kamaştırıcı; fakat içeriden yapayalnız. Meyra'yla birlikte evin salonuna doğru ilerledik. Bahse varım bu evde bir sürü çalışan vardı. Kimse o kadar yalnızlıkla başa çıkamazdı; fakat şu anda etrafta kimseyi göremiyordum. Belki de evlerine ya da burada yaşıyorlarsa odalarına çekilmişlerdi. "Sen otur

