‘’ Sahilde gezelim mi? ‘’ diye soran Taner’i kırmamak için hiç istemese de kabul etti Asya. Beraber yürümeye başladıkları an Taner’in yakınlaşmak isteyeceğini biliyordu. En azından elini tutmak isteyecekti. Çok göremiyordu bunu ona. Bir banka geçip oturduklarında, ikisi de sessizliği bozmak istemedi. Taner, ısrar edip Asya’yı ürkütmemek için sessiz kalıyor, Asya ise gitmek istediğini söylememek için susuyordu. Bu nasıl bir haldi? Nasıl Taner yanındayken, varlığını bu kadar belli ederken, en önemlisi de mutlu ederken nasıl olurda Altay’ı düşünebilirdi? Kızıyordu kendine, Asya. Yanındaki adamın umudu gözlerinden okunurken, kör oluşuna saydırdı, tüm öfkesini. Gözlerinin dolmaya başladığının farkında bile değildi. “ Onu düşünüyorsun.” Diyen adamın, soru sormadığı o kadar belliydi ki… Gördüğün

