6.Bölüm

775 Words
Selçuk Selçuk: "Anne, baba ben evlendim, eşim Kardelen." dedim. Herkes şok olmuş bakıyordu, babam şaşırmıştı ama annem çok sinirliydi. Halbuki benim evlenmemi isteyen oydu. Münevver: "Sen ne diyorsun oğlum, ne evlenmesi? Bize sormadan nasıl evlenirsin?" dedi. Kardelen korkmuş, kucağında oğlumla bir adım geri gitmişti. Annemin tepki vereceğini biliyordum ama bu kadar sert olacağını tahmin etmemiştim. Cihan: "Oğlum neden bize haber vermedin böyle yangından mal kaçırır gibi?" dedi. Selçuk: "Baba böyle olması lazımdı, hem size haber versem işi uzatacaktınız." dedim. Münevver: "Ben kabul etmiyorum, onayım yok. Nereden geldiyse geri götür!" dedi sinirle. Selçuk: "Anne ne saçmalıyorsun sen? Kardelen benim eşim, onun artık yeri benim yanım. Hem evlen diyordun, evlendim. Ne bu sinir?" dedim sinirle. Münevver: "Benim rızam yok oğlum, ben Seren’le evlen dedim. Tanıdığımız, bildiğimiz biri. Ben nasıl torunumu ona emanet ederim?" dedi. Seren’e baktım, tanımıştı Kardelen'i; sinirle bize bakıyordu. Selçuk: "Sana ben Seren’le evlenmek istemiyorum dedim anne, bunun nesini anlamadın? Ben kendi seçtiğim kişiyle evlendim, buna saygı duymak zorundasın. Hem Seren, Kardelen’i tanıyor." dedim. Seren sinirle bize bakıyordu, derin bir nefes aldı: "Kardelen benim üvey kardeşim Münevver teyze." dedi. Münevver: "Senin kardeşin yok diye biliyordum Seren." dedi. Seren: "Evden kaçan Münevver teyze, anlatmıştım sana." dedi. Annem sinirle bize baktı; acaba ne anlattı? Münevver: "Asla kabul etmiyorum oğlum, evden kaçan kızla işimiz olmaz. Zaten ailesine bağlı biri olsaydı kaçmazdı." dedi. Seren: "Mahallede öksüz yetim bir Hakan vardı, ona kaçmıştı. Ne oldu Kardelen, seni kullanıp attı mı yoksa? Selçuk’tan yardım mı istedin?" dedi. Kardelen gerildi ve ağlamaya başladı. Selçuk: "O sözlerine dikkat et Seren, bilip bilmeden konuşma!" dedim sinirle. Cihan: "Hadi kızım, sen evine git." dedi. Seren bozuldu ve annemin yanına yürüdü. Seren: "Sen kendine dikkat et Münevver teyze, bak tansiyonun çıkacak. Ben sonra gene uğrarım." dedi ve annemin elini öptü. Münevver: "Merak etme kızım, dikkat ederim ben kendime. Hadi ben seni geçireyim." dedi. Seren: "Sen yorulma Münevver teyze, ben yabancı değilim giderim." dedi, kapıya doğru yürüdü ve evden çıktı. Cihan: "Oğlum doğru dürüst anlat bakalım, ben anlamadım." dedi. Münevver: "Neyi anlamadın bey? Ailesini düşünmeden evden başkasına kaçan, sonra orada yapamayıp oğlumdan yardım istemiş; benim saf oğlum da buna inanmış." dedi. Kardelen'in ağlamasını duyuyordum; artık eşi ve çocuklarını yeni kaybetmişti. Tepki bekliyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Kardelen’e döndüm, cebimden evin anahtarını çıkardım. “Sen eve çık, ben annem ve babamla konuşup geleceğim” dedim. Kardelen bana baktı ve başını salladı tam anahtarı alacakken. Münevver: “Torunumu götüremez” dedi sinirle Selçuk: “Anne, o benim oğlum, ben Kardelen’e güveniyorum sen karışma” dedim. Annem çok bozuldu; anahtarı Kardelen’in eline verdim ve kapıya kadar eşlik ettim. Selçuk: “Sen çık, ben geliyorum” dedim. Başını salladı ve yukarı doğru yürüdü, ben de hemen eve girdim ve salona yürüdüm. Selçuk: “Anne, senin derdin ne? Evlen dedin, evlendim” dedim. Münevver: “Ben sana Seren’le evlen dedim, huyunu suyunu bilmediğin biriyle değil; sonuçta torunumu emanet edeceğim” dedi. Selçuk: “Ben Kardelen’i tanıyorum anne, kim olduğunu, nasıl biri olduğunu biliyorum ve ona güveniyorum” dedim. Münevver: “Nereden tanıyorsun? Bak, kaçtığı kişi onu bırakmış ki şu an burada” dedi. Derin bir nefes aldım. Selçuk: “Anne, bir daha bu konuyu açmayacaksın. Kardelen, eşi ve çocuğunu bir kazada kaybetti; bir daha bilip bilmeden konuşma” dedim. Cihan: “Münevver sakinleş artık. Tamam da oğlum, sen neden evlendin?” dedi. Selçuk: “Baba, annem baskı yapıyordu evlen diye ama ben öncelikle oğluma anne istedim, eş değil. Onu da buldum ve evlendim” dedi. Münevver: “Seren de oğluna anne olurdu oğlum. Bana Fatih’e bakarken hep yardımcı oldu, hep ilgilendi” dedi. Selçuk: “Anne, gerçekten oğlumla ilgilense bu zamana kadar ona alışırdı ama Fatih sadece bende ve sende duruyordu. Fakat bir haftadır Kardelen bakıyor Fatih’e ve onun kucağında ağlamıyor, hatta uyuyor” dedim. Derin bir nefes aldım, “Anne, ben oğlum için en doğru kararı verdim” dedim. Cihan: “Tamam oğlum, sen en doğrusunu bilirsin. Peki, gerçekten evlendiniz mi?” dedi. Selçuk: “Evet baba, hem resmi hem de imam nikâhımız var” dedim. Münevver: “Benim hâlâ içime sinmedi oğlum, torunumu onunla tek başına bırakmam” dedi. Selçuk: “Tamam anne, gözlerinle gör ama Kardelen'e yaptığın en ufak bir saygısızlığı bana yapmış sayarım. Seren de gelmesin bir daha” dedim. Münevver: “Neden gelmeyecekmiş? İstediği zaman gelir.” dedi. Selçuk: “Anne, ben ona güvenmiyorum. Sen de dikkat et, eğer Kardelen’e saygısızlık yapar da sen de buna göz yumarsan tepkim ağır olur, ona göre.” dedim. Münevver: “Tamam oğlum,” dedi gönülsüz bir sesle. Cihan: “Merak etme oğlum, ben de buradayım.” dedi. Selçuk: “Ben eve çıkıyorum,” dedim ve kapıya yönelip kendi daireme doğru yürüdüm. Allah’ım, inşallah oğlum ve Kardelen için en doğrusunu yapmışımdır…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD