EYLÜL BAŞAK; Uçak indiğinde Paris'te hava yeni aydınlanıyordu. Güzel bir hava vardı. Fransızca bilmiyordum ama ingilizceyle işimi rahatça halledebileceğimi tahmin ediyordum. Bavullarımı aldıktan sonra ilk iş havalimanından çıkıp bir taksiye binmiştim. Taksicinin ingilizce bilmesi benim için büyük bir şanstı. Beni otele bırakmasını isteyip arkama yaslanıp bu güzel şehri izlemeye başladım. Yılın en güzel zamanlarını burada geçireceğimi düşünmezdim ama olmuştu. Gerçekti ve ben buradaydım. Hayallerimin şehrindeydim. Otele yerleştikten sonra telefonumun interneti burada çekmediği için otelin kablosuz ağına bağlandım. Mesajların gelmesini beklerken banyoya girdim. Jakuziyi doldurduktan sonra suya girip telefonumu elime aldım. Mesajları okumaya başladım. CEM'İM: Başak gittin mi? ? MELİHCİĞ

