bc

Tutsak Bakirenin Yangını+21

book_age18+
219
FOLLOW
1K
READ
dark
forbidden
mafia
bxg
mythology
seductive
like
intro-logo
Blurb

‼️Yetişkin içerikler ve şiddet sahneleri detaylı yazılmıştır... 21 yaş altına tavsiye edilmez...🔞"Beni bu karanlığa hapsettiğinde bir esir olduğumu sanıyordu… Bilmiyordu ki, dokunuşuyla tenimde yaktığı yangın ikimizi de diri diri yakacak tek kıvılcımdı."Karanlık bir imparatorluğun gölgesinde, masumiyetiyle parıldayan bir kadın: Kumsal.Tehlikenin, intikamın ve dizginlenemez bir arzunun ehlileştirilemeyen adamı: Araz Karan.Bir gece yarısı, nefretle başlayan bir hesaplaşma… Araz, ailesine yapılan ihanetin bedelini ödetmek için Kumsal’ı kaçırır ve onu kendi görkemli krallığına hapseder. Amacı basittir: O masum kızın gururunu diz çöktürmek.Ancak hesaplayamadığı tek bir şey vardır: Kumsal’ın bakışlarındaki başkaldırı ve teninin ona hissettirdiği o yakıcı çekim.Soğuk duvarların arkasında, kilitli kapıların ardında başlayan tekinsiz yakınlaşmalar; her temasla büyüyen, nefretle beslenen yıkıcı bir tutkuya dönüşür. Araz’ın sert parmakları Kumsal’ın tenine her dokunduğunda, düşmanlık yerini alev alev yanan bir arzuya bırakır."Sen benim tutsağımsın Kumsal... Ama bu odada zincirlere vurulmuş olan tek kişi benmişim gibi hissettiriyorsun. Tenin beni yakıyor.🔥"Bir yanda intikamın buz gibi soğukluğu, diğer yanda dudakların arasında alev alan yasak bir aşk…Kumsal bu yangından masumiyetini koruyarak çıkabilecek mi, yoksa celladının kollarında kül olmaya razı mı olacak?‼️#MafyaAşkı #KaranlıkTutku 🔞‼️#Tutsak #Düşmandan Aşka 💥‼️#YasakAşk #YüksekTansiyon🔥🔥🔥

chap-preview
Free preview
Tenin, Nefesin, Masumiyetin... Artık Bana ait ‼️
Kumsal Aynadaki yansımama baktığımda gördüğüm tek şey, kurban edilmeyi bekleyen masum bir kurbandı. Siyah, yerlere kadar uzanan ipek elbisemin ince askıları omuzlarımı açıkta bırakıyordu. Beyaz, pürüzsüz tenimle elbisenin zifiri karanlığı arasındaki tezatlık, kaderimin tam bir özeti gibiydi. Bu gece babamın yasa dışı imparatorluğunun gölgesinde düzenlenen o büyük davetteydim. Ve birazdan, hayatımın benden sökülüp alınacağından henüz haberim yoktu. Garsonun tepsisinden aldığım şampanya kadehini parmaklarımın arasında sıkarken, salondaki ağır puro ve pahalı parfüm kokusu genzimi yaktı. Şehrin en tehlikeli, en karanlık adamları buradaydı. Ama hiçbiri, az sonra salona giren adam kadar tehlikeli olamazdı. Kuşatıcı bir sessizlik yayıldı salona. Bakışlar devasa ahşap kapılara kaydığında, göğsümün ortasında belirsiz bir sızı peydah oldu. O geldi. Araz Karan. İtalyan kesim siyah takım elbisesi, keskin çene hattı ve heybetli duruşuyla salondaki tüm ışığı üzerine çeken bir karabasan gibi girdi içeri. Koyu kahve gözleri, bir avcının soğukkanlılığıyla etrafı taradı. Ve en sonunda... O gözler beni buldu. Nefesim boğazıma tıkandı. Bacaklarımın bağı çözülecek gibi oldu. Araz’ın bakışlarındaki karanlık, ruhumu soyup soğana çeviriyor, beni olduğum yere çiviliyordu. Yavaş, kendinden emin ve tehditkar adımlarla bana doğru yürümeye başladı. Kalbimin ritmi kulaklarımda çınlıyordu. Güm... Güm... Güm... diye. Aramızda tek bir adım mesafe kaldığında durdu. O kadar yakındı ki, üzerindeki odunsu ve tütün karışımı sert kokusu ciğerlerime doldu. Boyum onun geniş göğsünün hizasındaydı. Başımı kaldırıp gözlerine baktığımda, orada şefkate dair tek bir kırıntı dahi göremedim. Sadece intikam, şehvet ve dizginlenemez bir sahip olma arzusu vardı. "Demek babanın gözünden sakındığı o meşhur, masum kızı sensin..." dedi. Sesi o kadar alçak ve pürüzsüzdü ki, buz gibi bir jiletin tenimde kayması gibi hissettirdi. Bakışları dudaklarıma indiğinde göğsüm şiddetle kalkıp indi. "Kim olduğunuzu bilmiyorum," diye fısıldadım, sesimin titremesine engel olmaya çalışarak. "Ama bana böyle bakamazsınız." Dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. Eğildi, sıcak ve yakıcı nefesi kulağımın hemen altındaki hassas noktaya çarptı. "Sana nasıl bakacağımı, sana nasıl dokunacağımı ya da seni nasıl alacağımı bana sen öğretemezsin küçük hanım," diye fısıldadı. Parmak uçları, omuzumdan aşağı doğru yavaşça kaydı. Dokunduğu her santim tenim alev alıyor, hücresel bir tehlike çanı beynimde çalıyordu. "Baban bana çok büyük bir borç taktı Kumsal. Ve o borcun faizi de, ana parası da tam olarak sensin." "Ne?" Diyetim olan kelime ağzımdan kaçtı. Geriye doğru bir adım atmak istedim ama Araz Karan belimi çelik gibi güçlü koluyla kavrayıp beni kendine mühürledi. Body to body değdik. Göğsüm onun sert göğsüne çarptığında kasıldım. "Kaçamazsın," dedi gözlerimin içine bakarak. O gözlerdeki yangın beni diri diri yakacak kadar büyüktü. "Bu geceden itibaren benim tutsağımsın. Tenin, nefesin, masumiyetin... Her şeyin bana ait." "Asla!" diye haykırmak istedim ama dudaklarımın üzerine basılan başparmağı sesimi kesti. "Beni dinle," dedi, sesi kontrolü tamamen eline almış bir kural koyucu gibi soğuktu. "Benden kaçmaya çalıştığın her an, bu kafesi daha da daraltırım. Ve inan bana Kumsal, benim yangınımda kül olmak, buradaki en tatlı sonun olur." Beni salondan dışarı, karanlıkta bekleyen siyah camlı lüks araca doğru çekerken direnmeye çalıştım. Ama onun gücü karşısında bir yapraktan farksızdım. Arabanın kapısı kapandığında ve araç hızla karanlığa gömüldüğünde anlamıştım: Masumiyetimin bittiği, Araz Karan'ın cehenneminde tutsak kaldığım o gece başlamıştı. Ve en acısı... Bu adamın dokunuşundaki tehditkar sıcaklık, korkmam gereken yerde ruhumdaki en gizli arzuları uyandırıyordu.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Unscentable

read
2.0M
bc

He's an Alpha: She doesn't Care

read
767.0K
bc

Claimed by the Biker Giant

read
1.9M
bc

Holiday Hockey Tale: The Icebreaker's Impasse

read
994.0K
bc

A Warrior's Second Chance

read
368.1K
bc

Not just, the Beta

read
353.0K
bc

The Broken Wolf

read
1.2M

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook