İtalya’dan dönüşte, sabah saatlerinde Aslı’nın evine varan Umutcan kendisindeki anahtarla eve girdi ve mutfaktaki sesleri takip ederken ihanetin ağır şokuyla tanışmış oldu. Aslı, onun ailesi, ikizler ve Şahin hep birlikte kahvaltı yapıyordu. Birlikte konuşup gülüşmekten onu duymamışlardı bile. Aslı, Şahin’in o çirkin suratına tatlı tatlı gülümseyerek bir şeyler anlatıyordu. İçeri girdi. “Afiyet olsun!” dedi. Onu görünce ikizler haricinde herkesin yüzü düşmüştü. Verdiği rahatsızlıktan hem memnun hem kızgındı. Oğulları onu görünce sevinçle ona koşunca gülümsedi. “Bizi telk ettin sandık.” dedi Yiğit, babası ona sarılırken. “Sizi asla terk etmem. Bunun için söz veriyorum. Ömür boyu hayatınızda olacağım. Bir daha korkma ve sadece bana güven olur mu?” “Ben güveniyolum baba.” dedi Emir.

