Aslı’nın annesi gelmişti. Akın, Şirin, Leyla ve Nihat Çetin de oradaydı. Bahri ve Koray da eşleriyle gelmişti. Cevriye hanım onlara derin bir muhabbetle yaklaşıyor ama Umutcan’ı görmezden geliyordu. Torunlarını öpe öpe yanaklarını kıpkırmızı yapmıştı. Aslı annesi yoldan geldiği için çay sofrası kurmuştu. Haşlanmış patates, turşu kavurması, kaşarlı tava böreği ve lahana sarması vardı. “Cevriye teyze bu börekler çok güzel.” dedi Akın. “Afiyet olsun oğlum.” dedi Cevriye Hanım. Şu Akın ne yakışıklı çocuktu. Allah onu Şirin’e bağışlasındı ama kendi kızı niye diğer koca burunluya aşık olmuştu acaba? Nihat Çetin’i de kaçırmıştı elinden. “Ay valla ben lahana sarmasına bayıldım. Aslı ve Şirin bu kadar güzel yapamıyor.” dedi Leyla. “Annem gidecek biliyorsun değil mi?” dedi Aslı gözlerini

