Kasaba, bir yandan geceye gömülürken, diğer yandan korkunun derin izlerini taşımaya devam ediyordu. Elif’in hissettiği o yoğun boşluk, ne kadar dirense de, geceyi içine çekmeye başlamıştı. Odaya dönerken Lara’yı buldu. Gözleri hala uykusuzdu, ama bir şeyler çözülmek üzereydi, ikisinin de içinde bir yerlerde. Lara, “Bizi izliyorlar Elif,” dedi, ama sesinde hala bir belirsizlik vardı. “Hep bir adım önde olduklarını hissediyorum. Geceyi uyuyarak geçirecek kadar güvende değiliz. Ne yapmamız gerektiğini bilmiyorum.” Elif’in içindeki ses, kaybolan zamanı ve birikmiş korkuları hatırlatıyordu. O kadar çok şey vardı ki, her şeyin çözülmesi için neyi feda etmesi gerektiğini bilmiyordu. Ama bildiği bir şey vardı: Bu kasaba, daha önce hiç görülmeyen bir dönemece doğru ilerliyordu. Karanlık ne kadar

