Yusuf’un Anlatımıyla Devam Verda ile birlikte hazırlanıp çiftlikten ayrıldık. Arabaya biner binmez, ellerini kucağında kenetleyip heyecanla bana döndü. “Yusuf… dönüşte Narin’i alır mıyız? Çok özledim,” dedi, gözleri umutla parlıyordu. Gülümsedim. Sağ elimi direksiyondan ayırıp yanağına uzandım. “Alırız gülüm, yeter ki sen iste,” dedim ve yanağından küçük bir makas aldım. Verda başını utangaçça eğdi ama gülümsemekten de kendisini alamadı. Hastaneye vardığımızda babam bahçede bizi bekliyordu. Arabadan inip Verda’nın kapısını açtım, elini sıkıca tuttum. “Hadi güzelim,” dedim. Verda gülümseyip arabadan indi. Babamı görünce hafifçe bana yanaşıp fısıldadı, “Ayy Yusuf… yüzümüzden anlaşılmaz değil mi gece yaptıklarımız?” O kadar tatlı söylüyordu ki kahkaha atmamak mümkün değildi. Başımı

