Polat’ın anlatımıyla devam Hülya’yı alıp ailemle birlikte Demirhan Konağı’na geçtik. Hülya, gözlerinden süzülen yaşları eliyle silmeye çalışıyor, koluma sıkı sıkı tutunuyordu. İçimde bir ses sürekli bağırıyordu. “Ya sabır... Şu an acısı var Polat, görmezden gel. Tartışma, üsteleme...” Konağın büyük, kapısına yaklaştıkça içeriden yükselen sesler yeri göğü inletmeye başladı. Zelal Hanım’ın feryadı duvarlardan yankılanıyor, avludaki herkesin kanını donduruyordu. “Çek ellerini! Her şey senin yüzünden oldu! Kızımın hayatı karardı, oğlum öldü!” “Senin yaptığının vebali onlardan çıktı! Sen Kadir’i öldürdün! Bak… Oğlum aynı yerde öldü!” Sözler kulaklarımızı deldi, hepimiz olduğumuz yerde mıhlandık kaldık. Babamın dudakları kıpırdadı, hayret dolu bir sesle fısıldadı “Kadir…” Ona hızlıca dön

