Yusuf’un Anlatımıyla Verda bayılırken yere düşmesine izin vermeden kollarımın arasına aldım. Kuş kadar hafif bedeni, sanki bütün ruhu çekilmiş gibi cansız duruyordu. Vakit kaybetmeden onu arabaya taşıyıp hastaneye doğru sürdüm. Ceylan da arka koltukta ağlayarak bize eşlik ediyordu. “Dayan Verda… Ne olur dayan.” diye fısıldadım, gözlerimi bir an bile yoldan ayırmadan. Yaşadığı şeyler kolay değildi, bu yük, bir insanın taşıyabileceğinden çok daha fazlaydı. Ama atlatması için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıydım. Ceylan bir yandan hıçkırıyor, bir yandan da titrek bir sesle, “Abi… Bir şey olmaz değil mi?” diye soruyordu. Ona güçlü görünmeye çalıştım. “Olmayacak güzelim, korkma.” dedim. Ama içimde kopan fırtınayı kimse bilmiyordu. Verda’ya bir şey olmasından deli gibi korkuyordum. Hastane

