Feryal "Çok sessizsin," dedi Mert, kristal kadehinden şarabını ağır bir yudumla tadarken. Bakışları üzerimde değil, kadehin içindeki o koyu sıvıda geziniyordu. "Bu güzel. Babaannem dırdır etmeyen kadınları sever. Bizim dünyamızda huzur, sükûnetten geçer Feryal." Sözlerinin satır aralarına gizlenmiş o zehirli mesajı anlamamak imkansızdı. Demek benden beklenen tek şey, bu gösterişli hayatın içinde bir aksesuar gibi sessiz kalmamdı. Gözlerimi bir an bile ondan ayırmadan, sesimin titremesine izin vermeyerek sordum: "Peki Mert Bey… Siz? Siz benimle neden evlenmek istediniz?" Elindeki kadehi yavaşça masaya bıraktı. Sandalyesine yaslanıp kollarını göğsünde birleştirdi. Bakışları beni bir eşyayı ölçer gibi tartıyordu; soğuk, analitik ve duygudan tamamen arınmış... "Ben istemedim," dedi,

