Farah. Sabah gözlerimi yoğun bir baş ağrısıyla açmıştım. Uykulu gözlerle telefonumu ararken söylenmeyi de ihmal etmiyordum. Sonunda telefonu bulduğumda saate baktım. "Siktir!" Yataktan hızla kalktım. Saat dokuza geliyordu ve ben geç kalmıştım. Akşam o kadar içmeyecektim! Aceleyle kıyafetlerimi bulduğunda duşa girmeye bile vaktim yoktu. Beyaz gömleğimin düğmelerini iliklerken bir yandan hızlıca İspanyol paça pantolonumu giydim. Deri botlarımı ayağıma geçirdiğimde masadaki rozetim ve silahımı hızlıca belime yerleştirdim. Saçlarımı sıkı bir at kuyruğu yaptım, telefonumu kaptım ve kapıdan fırlayıp arabama doğru koştum. Alarm kurmama rağmen uyanamıştım, neyse ki giyinme konusunda master yapmıştım. Kontağı çalıştırmamla son sürat yola düştüm. Tüm bu adrenalinden başımın ağrısı bile a

