Farah. “Sen manyak mısın ya! Emekli albaya silah çekmek de ne?!” Lina dehşetle bana bakıyordu. Şu an bir nezaretdeydik. Hemen karşımızda Zafir, Zahir, Kenan, Sadık ve Gökhan vardı. Ve en kötüsü hepsi beni öldürecekmiş gibi bakıyordu. “Hakkı Bey'in emekli albay olduğunu bilmiyordum. Kimse bana bundan söz etmedi,” derken kaçıncı kez açıkladığımı hatırlamıyorum. “Sorsaydın ya!” Diyen Zahir’di. Hemen peşinden Zafir de öfkeyle, “daha çıkalı bir gün bile olmadı. El insaf be kadın el insaf! Sen hayatıma girdiğinde günden beri ben nezaretlerden çıkamıyorum!” dedi. Abartıyordu tamamen. Altı ay babası yüzünden kapalı bir odada kaldık. Ondan öncesinde nezarete düştüğünde uyuşturucuları tırına ben yüklememiştim. Tamam karbonatları ben yükleyip Ozan'a tutuklanmasını söylemiş olabilirim ama tamame

