Farah. Yaklaşık yirmi dakikalık bir yolculuğun ardından Muzaffer’in kumarhanesine gelmiştik. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir eğlence mekânından farksızdı; neon ışıkları, yüksek müzik ve kahkaha sesleri… Ama bodrum katına inen dar merdivenler, buranın asıl yüzünü ele veriyordu. Aşağı indikçe ilk fark ettiğim sigaranın yoğun dumanı oldu. Bu gece kaybedenler direkt teselliyi sigarada bulmuş gibiydi. İçerisi tıklım tıklım doluydu. Masaların etrafında dizilmiş insanlar vardı. Dikkatimi çeken şey ise sadece kalabalık değildi; takım elbiseleriyle, pahalı saatleriyle iş dünyasının önde gelen isimleri de buradaydı. Gündüzleri kravatlarını düzelten bu adamlar, geceleri kartların ve fişlerin başında bütün maskelerini çıkarıyordu. Muzaffer’in bir gecede ne kadar para kaldırdığını düşünmek zor değ

