Farah. Kenan uzaklaşırken bir süre onun gidişini izledim. Zafir burnundan solurken diğer taraftan direksiyonu sıkı sıkı kavramış, parmak boğumları bembeyaz kesilmişti. Bu kadar sinirlenmesini asla beklemiyordum. Sonunda Kenan gözden kaybolduğunda ilk konuşan ben oldum. “Gitmeyecek miyiz?” Dedim hiçbir şeyden haberim yokmuşçasına. “Gitmeyeceğiz!” Sesi aracın içinde yankılanırken yüksek sesten istemsiz yüzümü buruşturdum. “Neden?” “Birde soruyor musun?” Kapkara gözlerini üzerime dikmişti. Eğer kadın olmasaydım beni her an parçalayacakmış gibi bakıyordu. Yine bozuntuya vermedim. Rahat bir edayla, “tamam. Sakinleşince gideriz,” dedim. Bu kadar kızmasına gerek yoktu. Sakinleşince de gidebilirdik. Sonuçta benim acelem yoktu. Bakışlarımı önüme çevirip dudaklarımı ısırdım. Sorsam m

