Beklendiğim kafeye geldiğimde; Cansu'yu genç sarışın bir kızla otururken buldum. Cansu ayağa kalkıp beni karşıladı. Halimi hatırımı sordu. Masaya geldiğimizde genç kız ayağa kalkıp bana elini uzattı. Cansu:
-Kızım Simge dedi
- Memnun oldum.
Kızı aşağı yukarı benim yaşlarımdaydı. Tostoparlak taze, güzel bir yüzü vardı. Cansu'ya benzemesine rağmen; tostoparlak minicik burnuyla, mini mini yüzüyle, kısacık boyuyla ondan ayrılıyordu. Memelerinin büyüklüğüne ve kalçalarının dolgunluğuna bakılırsa, çok canlar yaktığı belliydi. Cansu:
- Mekana gelmiyorsun bu aralar!
-Aybaşını bekliyorum. Malum, eğlenceye yeteri kadar vakit ayırdım.
Cansu sıkılgan bir ifadeyle sözü aldı:
-Aslında seni buraya çağırma maksadım; çok sıkıntılı günler geçirdiğimi ifade etmek içindi. Evimi değiştirmek zorundayım. Bir miktar paraya ihtiyacım var. En yakın zamanda geri ödeyeceğim.
Bu sözler üzerine düşünceye daldım. Benden borç istenmesi her zaman beni ürkütmüştür. Para istenirken yalvarılır; ama geri ödenmeye gelince de onlar yalvartırdı. Anlaşılan herhangi bir ahlaksız teklifimi peşinen reddedercesine, yanında birinin gelmesine ihtiyaç duymuştu. Yanında bekleyen kızı bana olan güvensizliğinin ifadesiydi. Ben niye koşulsuz-şartsız ona güvenecekmişim? diye düşündüm. Ona senet imzalatıp taksitle borcumu tahsil edebilirdim.Sonra; bu borç meselesine hiç dahil olmayıp kafamı yeni bir düşünceyle bulandırmaya gerek olmadığını düşündüm.Kadının çaresiz yüzünü ve değerlendirilmeyi bekleyen verimli vücudunu gözden geçirdim. Senet fikrini tekrar düşündüm. Bazı taksitleri ödeyemediği takdirde, ödemeyi bedeniyle gerçekleştirebileceği güzelliğe sahipti. Neden olmasın? dedim kendi kendime. Bu fikir aklıma yatmıştı. Bir de kızını süzdüm. Ojeli çıplak ayaklarına geçirdiği süslü terliklerini, dar; gri , kalçasının kıvrımlarının büyüklüğünü belli eden eşortmanına, hafif dolgun ve düzgün göbeğini
ve iri göğüslerini gözden geçirdim. Annesine göre bayağı kısa boyluydu. Ama vücudunun kıvrımları bu kusuru gözlerden siliyordu. Cansu:
- Eee ne düşünüyorsun?
Ben:
-Tamam istediğin parayı vereceğim. Yalnız senetle veririm. Banka faizine uygun bir oran belirleyerek taksitle ödemeni istiyorum.
Cansu:
-Tamam canım. Çok teşekkür ederim. Bu sıkıntılı günler geçsin zaten başka dileğim yok! Ondan sonra para sorun değil. Eşyalarımız ortada kaldı. Ev sahibi hemen evi boşaltıp gitmemizi istiyor. Eşyalarımızı taşıtmamız için paraya ihtiyacımız var. Yeni evin kirası, depozitosu, elektrik su abonelik masrafları derken sıkışıp kaldım. Paranı fazlasıyla geri ödeyeceğim, merak etme! Bu iyiliğinin altında kalmayacağım. Gerekli işlemleri yapmak için müsade isteyip ayağa kalktım. Simgeyle el sıkışırken yumuşacık taze ellerini elimde hissettim. Cansu ise ayağa kalkıp yanağımı öperken bende onun yumuşacık yanaklarına mest olarak öpücük kondurdum. Bankaya doğru yürürken aklım hala onun taksitleri ödeyememe ihtimalindeydi. İşte o zaman dünyanın en mutlu erkeği olacaktım. O, bir otelde iri memeleriyle sabaha kadar kollarımda olacaktı. Aman Allahım!neler düşünüyordum böyle. Kadın çocuklarıyla sokakta kalacak! Çaresizce yardım dileniyor. Nasıl oldu da yeşilçamın bakkal amcalarına dönüştüm böyle!Kendimden iğreniyorum.
Borç meselesini hallettikten bir ay sonra ilk taksit hesabıma yattı. Hakkı'da Nazlı'nın kürtaj meselesini halletmişti. Şeytani zevkler yüzünden günahsız bir canlının vücud bulmadan yok edilmesine üzülüyorlardı. O sıralar pavyondan ayağımızı kesmiştik. Nazlı aynı mekanda çalışmaya devam ediyordu. Cansu söylediğine göre taşındığı yeni evin yakınında başka bir mekanda iş bulmuştu. Arada gelmemi söylüyordu. Ben ise onunla başka bir bağlantımı kullanarak; mekanda para harcamaya gerek duymadan birleşmenin planlarını kuruyordum. Çılgınca hayallerimden şimdiki zamana döndüğümde hırsla telefona sarılıp Cansu'ya mesaj yazmaya karar verdim.
-Aşkım ne zaman buluşacağız? Yeter artık yanıyorum!!!