AFRODİT

638 Words
Bayanlar masamıza yanaştığında, kalkıp aşk tanrıçama çekingen tavırlarla elimi uzattım. Bakışlarının sıcaklığıyla beni eritirken iri eli de yanında pek minik kalan ellerimi kaplıyordu. Yanımdaki sandalyeye oturup, üzerine iri kalçalarını yaydı. Birbirimize kim olduğumuzu; neler yaptığımızı söylerken, ses tellerimin titremesine mani olamıyordum. Cansu: -Nasılsın? İsim... - Ben Hasan. Sen de Cansu sanırım! Cansu: -Evet, öyle diyelim. Ne işle meşgulsün?Özel hayatında nelerle ilgilenirsin? Ben: -Fabrika da çalışıyorum. İşten usandığımda bir süre işsiz takılıyorum.Paraya ihtiyacım olduğunda yeni bir iş aramaya koyuluyorum.Rahat takılıyorum anlayacağın. Cansu; - Ne güzel! Keşke bende o kadar rahat olabilsem! Beş tane çocuğum var. En küçük kızım henüz iki yaşında. Ben: -Babaları nerede peki? -Erkekler işte!Her neyse... Hayatımda şuan kimse yok diyelim; yani erkek olarak.Çocuklarım benim her şeyim. Onlar için çabalıyorum. O sırada sessizliğe gömüldüm. Sanki içimdeki hüznü keşfetmiş gibi sessizliğime cevap vermeye başladı.Cansu: - Ben üzülmüyorum canım; hayat bu! Hiç bir şey hayal ettiğimiz gibi olmuyor. Hayat bizi savurup bir yerlere sürüklüyor. Hadi sen de anlat biraz; sevgilin kız arkadaşın falan yok mu? Ben: -Ben kızlarla yataktan başka birey paylaşamıyorum. Yani ne istediklerini ve ne düşündüklerini anlayamıyorum. Belki uzun süre neşeli kalamadığım için benimle vakit geçirmekten hoşlanmıyorlar. Gerçi ben de uzun süre bir kadınla vakit geçirmekten sıkılıyorum. Belki de bu yüzden düzenli bir ilişkim yok. Cansu: -Seni anlıyorum.Biraz neşelenip mutlu anların tadını çıkarmalısın. Bak benim durumuma! buna rağmen eğlence vakti eğlence...hadi şerefe! Bardaklarımızı tokuşturduk. Karşımızdaki Hakkı ile Nazlı koklaşmalarını ara vererek bardaklarını bize doğru kaldırdı. Hakkı: -Hadi siz de neşelenin biraz. Hasan yanaşsana kadına! Biraz samimi olun vakit geçmez yoksa! Bu sözleri gülümsemeyle karşılayan Cansu sandalyesini biraz bana doğru kaydırdı. Cansu: Hadi çekinme, kolunu omzuma atabilirsin. Çekingen tavırlarla kolumu omzuna attım. Bu büyük kütle sanki sığınacağım sıcacık bir yuvaydı. Koca elini cinsel organımın üzerinde hissettim. Zaten uyanmış olan penisim dimdik olmuştu. Kadeh tokuşturuyoruz, arada bardaklarımızın yenilenmesini söylüyoruz, konuşuyoruz, bu sırada onun yumuşak eli penisimi dimdik ayakta tutmaya devam ediyor. İyice keyfim yerine gelip çekingenliğimi yavaş yavaş üzerimde attıktan sonra onun etli yanağına öpücük kondurdum. Onu da mest olmuş bir halde memnun görünce cesaretim arttı. O da benim yanağımı öptü. Birden dudaklarımız birleşti. Ne masadakileri ne dışındakileri, ne garsonları, ne de diğer müşterileri görüyorduk. Dakikalarca sıcak dudaklarının keyfini sürdüm. Bir eli de hala penisimle oynamaya devam ediyordu. Hakkı karşımızdan neşeli bir ooo çekti,Hakkı: -Bunlar işi pişirmiş. Bir an ona yönelip gülümsedim. Bardaklarımızı hep birlikte havaya kaldırdık. Birer yudum aldıktan sonra ben bir elimi onun masaya yayılmış kalçalarına, diğer elimi de yumuşak ayva göbeğine götürdüm. O bana bir şeyler mırıldanırken, ben başımla onay veriyor, dudaklarımla ise boynunu, yanaklarını kulaklarını, hafif aşağıya sarkmış burnunu, alnını,göz kapaklarını, göz altındaki kırışıklıklar, çenesini küçük öpücüklerle keşfediyordum.Dudaklarına geldiğimde; o da zevke gelmiş olmalı ki daha vahşice öpüşmeye başladı. Sanki bana öpüşmenin nasıl olması gerektiğini öğretir gibiydi. Kendini karşısındakinin dudaklarının büyüsüne kaptırmış dudaklardan şapır şupur sesler yükseliyordu. Bal bu dudaklar kadar lezzetli değildi. Ben: -Seni ilk gördüğüm anda büyülendim. Cansu: -Ben de fark ettim, dedi. O nasıl bakıştı öyle! Ben: -Seninle olmak istiyorum. dedim perişan bir yüz ifadesiyle. Cansu: -Hemen olmaz canım. Sabret biraz. Ben: -Seni çok arzuluyorum. Çıkışta bizim eve gelir misin. Cansu: -Canım, küçük bir kızım var demiştim. Çıkışta eve gitmeliyim. Aşırı isteğimi yüzümden okuduktan sonra fermuarımı açmaya çalıştı. -Yapma, dedim. Burda olmaz! Cansu: -Peki, dedi. Bu sırada Hakkı ile Naz müsade isteyip masadan kalktı. Aşağıya inen merdivenlere yöneldiler. Cansu: -Canım, benimle birlikte olmayı çok istiyorsan aşağıya inelim. Buradaki oynaşmamız o kadar hoşuma gitmişti ki; finali basit bir soyunma kabininde ayak üstü yaparak, bu anın büyüsünü kirletemezdim. -Olmaz, dedim. -Pekala, dedi. Koklaşmamıza devam ettik. Alkollerimizi yudumladık. Eli hala penisimdeydi. Baksırım zevk suyu ile vıcık vıcık olmuştu. Gözüm dev göğüslerine takılı kalmıştı. Ulu orta yerde sadece o kısmı keşfetmeye cesaret edememiştim. O kısmı baş başa kalacağımız o mutlu geceye saklıyordum. Gece yarısını geçtiğinde artık her şeyi tadında bırakmamız gerektiğini düşünmüştük. Aşk tanrıçama son bir kez daha kocaman bir öpücük kondurup tekrar geleceğime söz verdim...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD